Menu

Masal ve Tarih Karışımı – Potsdam Gezi Rehberi

Sessiz, Şık, Tarih ve Zengin = Potsdam

Berlin’de geçirdiğim günlerin ardından, beni çok güzel bir yere götüreceklerini söylediler. Gideceğiniz yerin adını söylediler ama bende sıfır bilgi 🙂 karayolundan devam edip arada bir ormanlık ve kamp alanlarını geçerek Potsdam’a vardık. Potsdam’ı tarif edecek kelimeler sanırım, tarih, şık, zengin ve sessiz olurdu.

Potsdam Tarihi

Brandenburg eyaletinin başkenti olan Potsdam kelime kökeni olarak Poztupimi’den, altında anlamına gelen ‘’pod’’ ve meşe ağacı anlamına gelen ‘’dob’’ kelimelerinin birleşimin türemiş. Yani meşe ağaçlarının altında anlamına geliyor. Uzun yıllar meşe ağaçlarının gölgesinde bir yer olmuş. Kentte bulunan Almanya’nın en önemli üniversitesi olarak kabul edilen Potsdam Üniversite’ burada bulunuyor. Kentte bulunan birçok park Unesco’nun koruması altında. Ayrıca Prusya Krallarının  ( Alman Devleti ) eski rezidansı yani yazlık olarak kullanılıyormuş.

Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan şehir, içinde bulundurduğu yapıları ile 1000 yıllık bir geçmişe sahip. Pek çok tarihi yapıyı bulunduruyor Potsdam. 2. Dünya Savaşı’ndan büyük hasar alarak çıkmış ve sonrasında yeniden restore edilerek şimdiye gelmiş. Bir tür cennet olarak tanımlanan şehrin inşa sürecinde 5 mimar çalışmış. Bunlar Peter Joseph Lenne, Georg Wenzeslaus von Knbelsdorff, Carl Philip Christian von Gontard, Karl Friedrich Schinkel ve Friedrich Ludwig Persius’un yanı sıra kentin en meşhur yapısının inşasında adı geçen Kral Fredrick, Potsdam’ın kurucuları olarak sayılıyor.

Kaynak: www.wikipedia.com

Potsdam Ulaşım

Potsdam’a araçla, trenle ya da botlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Potsdam Almanya’nın kuzeydoğusunda bulunuyor. Berlin’ e 36 km uzaklıkta.

Aracınız varsa ya da kiralayarak geleceksiniz. A10 ya da A115 karayollarını takip ederek ulaşırsınız ki, biz karayolu ile gittik. Yaklaşık 50 dakika sürüyor.

Tren ile gelmek isterseniz. Berlin tren istasyonundan kalkan trenlerle 40 dakikada buraya gelebilirsiniz. Tren bileti için https://www.bahn.de/en/view/index.shtml

Botlarla ise, yine Berlin’deki Wannsee durağından hareket eden botlarla 1 saatte ulaşabilirsiniz.

Şehir İçi Ulaşım

Şehir içi ulaşımda otobüs, tramvay ya da bisiklet kullanabilirsiniz. Tren istasyonunda bisiklet kiralanabiliyor. Hemen tren istasyonunda bulunan mini tur acentelerinin Hop on- hop off otobüsleri ile kişi başı 12-15 euro ile turistlik noktaları gezebilirsiniz.

Potsdam Üniversitesi

Potsdam’a Ne Zaman Gidilir

Malum kuzeyde kalan bir şehir olduğu için bizden biraz daha soğuk oluyor. Ben Ekim- Kasım ayı gibi gittiğim halde üşümüştüm. Mont, atkı ve bere ile dolaştım. Güneş açtığı günler de hava biraz daha yumuşak oluyor. Rahatça gezelim, bisiklet kiralayalım dersiniz Nisan- Eylül ayları arasını tercih edin derim.

Potsdam’da Gezilecek Yerler

Şehrin içine girdiğinizde huzuru, sessizliği ve zenginliği her hali ile hissedeceksiniz. Muntazam dizilmiş bir kent. Şehrin nüfusu da öyle fazla değil. Turistlik bir olduğu için belirli aylarda kalabalık oluyormuş. Ben Kasım ayında gittiğim için öyle bir kalabalıkla karşılaşmadım.

Glienicke Köprüsü

Glienicke Köprüsü / Casuslar Köprüsü

1837 yılında ilk önce tuğla bir köprü olarak inşa edilmiş. Zaman içinde ihtiyacı karşılayamadığı için çelik bir yapıya ile yeniden inşa edilmiş. 2.Dünya Savaşı sırasında Batı Berlin ve Postdam arasında bir sınır kapısı olarak kullanılmış. Gözlemlenmesi kolay olduğu için mahkumların değişimi bu köprü üzerinde yapılmış. Savaşın bitmesi ile trafiğe açılan köprü halen Potsdam  ve Berlin’i birleştiren bir yer olarak kullanılıyor. Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Glienicke Köprüsü, dünyanın en ünlü ve eski sınır kapısı olarak anılıyor.

Belki hatırlayanlar vardır. Tom Hanks’in Casuslar Köprüsü filmi burada çekilmiş. Postdam’a girmeden önce mutlaka bu köprüden geçiliyor. Görmemeniz mümkün değil.

Sanssouci Park

Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan park bence burada görülmesi gereken ilk yerlerden. Şehrin merkezinden buraya yürüyerek 20 dakikada sürüyor. Park oldukça büyük ve görkemli. Prusya Kraliyet ailesinin ikamet adresi burası. İçinde saraylar, bahçeler ve yel değirmeni bulunuyor. Kral Frederick’ in yamaçları üzüm terasları yaptırmak istemesi sonucu park kurulmuş. Onu izleyen yıllar boyunca da tüm hükümdar da parka iz bırakmış. 290 hektarlık bir alan üzerine kurulu.

Park girişi ücretsiz olup, sabah 6:00’da açılmakta. Sadece içinde bulunan sarayları ziyaret etmek için bilet almanız gerekiyor. Ağırlıklı olarak bütün gezilecek yerler de 10:00’da açılmaktadır. Parkın tamamını gezmeniz yaklaşık 2-3 saatinizi alacaktır. Ona göre hazırlıklı olun 🙂

Sadece saray için bilet almak istiyorsanız 14 euro ücreti bulunuyor. Kombine bilet gibi bir ayrıcalık ta mevcut. Her yeri ziyaret etmek isterim derseniz de iki kombine var. 17-19 Euro olarak. Detaylar için https://tickets.spsg.de/

Şimdi park içindeki gezilmesi gereken yerlerden biraz da bahsedeyim.

Sanssouci Sarayı; Güzel konumu ve muhteşem manzarası yüzünden Kral Friedrick yazlık saray olarak inşa edilmiş. Tamamı ile kralın özel ilgi alanlarına yönelik yapılmış. Kral burada edebiyat, felsefe ve müzikle ilgilenmek ve günün birinde sarayın yanında hazırlanmış bir anıt mezara gömülmek istiyormuş. Fransız yapımı bu saray eşsiz bir güzelliğe sahip.

Sanssouci Sarayı / Potsdam

Yeni Saray ( New Palace ); Yeni Saray’a harika bir yapıya sahip ağaçlar arasından geçtikten sonra ulaşılıyor. Görür görmez ilk dikkatinizi görkemli kubbesi çekecek. Kral Friedrick savaş bitiminde askeri zaferinin ve kişisel şöhretinin anıtı olarak yaptırmış. Sarayın tamamı ziyaretçilere açık değil.

Ağaçların arasından girdiğinizde sarayın arka tarafında üniversite binası bulunuyor. Sarayın gezilmeyen bölümleri de üniversite tarafından kullanılmakta.

New Palace

Chinese House; 18. Yüzyıl Avrupa’nın tüm saray kültürüne yansıdığını gösteren bir yapı. 1754 yıllarında bahçe evi olarak inşa edilmiş. Çin toplumu tasvir eden harika bir yapı.

Tarihi Yel Değirmeni;  Bu değirmenin size ne kadar önemli olduğunu ve nasıl adaletin sembolü haline geldiğinden bahsetmek istiyorum. Hikayesi şöyle:

Tarihi Yel Değirmeni

Prusya Kralı II.  Friderick, Potsdam ormanlarında gezinirken güzel ve  yüksek bir tepeye rastlar. Bu tepeye  görkemli bir saray yaptırmaya karar verir. Fakat tepede eski bir değirmen bulunmaktadır. Kral değirmeni satın alarak sarayını buraya inşa ettirmek ister. Fakat  değirmenin sahibi  satışa razı değildir.
Kral Büyük Frederick değirmenciyi satışa ikna etmek için, önce değirmene değerinin kat kat üstünde, bir bedel ödemeyi teklif eder.

Değirmenci Sans-Souci, “Hayır, değirmenim satılık değil, bu benim tek geçim kaynağım. Burası bana büyük babamdan ve babamdan  miras kaldı. Ben de bu değirmeni  oğluma, ve torunlarıma bırakacağım ” der.

Kral bu cevaba kızar  ve  “ Sen benim Prusya Kralı olduğumu bilmiyor musun ?” diye sorar.

 “ Biliyorum, biliyorum” der değirmenci.

“Sen de benim bu değirmenin tapulu sahibi olduğumu biliyor musun?” diye anlamlı bir cevap verir.

Kral çok öfkelenir…

Burası senin olsa da ben kralım ve istersem burayı alırım, sen neyine güveniyorsun’’ der.

Değirmenci başını kaldırır ve atının üzerinde bütün ihtişamı ile duran Kral’a, sükunet içinde Sen kralsın ama Berlin’ de hakimler var der. Ve kralın teklifini sert sözlerle reddeder.

Neticede, ihtiyar değirmenci değirmenini satmaz ve kral da değirmeni zorla almaz. Değirmenin hemen yanına  sarayını yaptırır. Günümüzde tepenin bulunduğu yerde büyük bir saray ve değirmen hala adaletin timsali olarak yan yana durmaktadırlar.

Asıl birde başka bir hikayeden daha bahsetmek istiyorum. Bunu okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Diğer hikayede şöyle:

Bu hikayeden seneler sonra, bir Osmanlı heyeti diplomatik ilişkileri geliştirmek için bu topraklara gelirler.  Heyetteki genç bir subay bildiği bu hikayeyi arkadaşlarına anlatır  ve  bu adalet sembolünü görmeyi önerir. Havanın soğuk olmasından yakınan, aslında  o akşamki eğlenceyi düşünen heyetten hiç kimse bu adalet simgesini gidip görmek zahmetine katlanmaz.

Tek kişi hariç!

O genç subay…

Bu genç subay tek başına gider ve uzun uzun sarayı ve değirmeni seyreder…

İşte her zaman adaletin gücüne inanmış bu genç subay, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ta kendisidir.

Roma Hamamları; Charlottenhof Sarayı’nın çok yakınında inşa edilmiş hamamları 15. Yüzyıl İtalyan yapılarından esinlenerek yapılmış. Mısır, kenevir, enginar yetiştirilen bir bahçeden geçtikten sonar hamam Roma Hamamlarına ulaşılabiliyor.

Parkın içinde bu yazdıklarım dışında birkaç yer daha var. Botanik Bahçesi, Ejderha Evi, Charlottenhof Sarayı, Barış Kilisesi, Orangery Sarayı’dir. Daha öncede yazdığım gibi parkın tamamını gezmek 3-4 saatinizi alacaktır.

Alter Markt ( Eski Pazar Meydanı )

Şehrin tarihi meydanında bulunuyor Alter Markt. Buranın eski pazarimiş. Burada hem alışveriş yapabilir, hem de bolca fotoğraf çekebilirsiniz. Burası 19. yüzyıl Avrupa’sının en güzel meydanlarından biriymiş.

Kaynak: https://www.potsdam.de/alter-markt

Babelsberg Sarayı ve Parkı

1833 yılında Kral I.Wilhelm ve karısı Agusta için Havel nehri kıyısında bir tepede inşa edilmiş. Sarayın parkı da İngiliz tarzında yapılmış. Parkın içinde güzel manzaralar eşliğinde birçok gezi yolları, çiçek bahçeleri ve zengin görünümlü teraslar mevcut. Müzenin sitesinden baktığımda şuan tadilat nedeniyle kapalı olduğu bilgisi yazıyor.

Benim zamanım ancak bu kadar yeri gezmeye yetti. Aklım kalmadı desem yalan olur. Sizin vaktiniz var ise eğer yazacağım diğer yerleri de görebilirsiniz.

Potsdam Eski Belediye Binası, Film Müzesi, Gözlem Evi, Hollanda Mahallesi, Tavus Kuşu Adası’nı da zamanınız varsa gezebileceğiniz yerlerden bir kaçı.

Babelsberg Sarayı

Potsdam’da Ne Yenir Ne İçilir?

Cafe Heider’ da kahve keyfi yapabilirsiniz.

Kades Restoran’da Alman mutfağına ait yemekler bulabilirsiniz.

Backstoltz’ ın ise keklerini denemenizi tavsiye ederim.

Potsdam Konaklama

Camping Potsdam: Farklı bir konaklama seçeneği düşünürsen fıçı görünümünde kulübe şeklinde bir yerde kalabilirsiniz hem de göl manzarası eşliğinde. Gecelik kişi başı 57-60 Euro civarında.

Potsdamer Hostel: şehir merkezine çok yakın konumda bulunan bu hostelin geceliği kişi başı 65 Euro civarında.

Flimhotel Lili Marlenn: sinema temalı odaları ile farklı bir tarzı var. Oda fiyatı 79-80 Euro’dur.

YOU MIGHT ALSO LIKE

2 Comments

  • Gezilesiyer.com

    merhabalar, Anlaşılır yazınız ve görselleriniz için teşekkür etmek istedim. iyi çalışmalar. 🙂

    Aralık 8, 2018 - 10:57 pm Reply
    • elifinatlasi

      Çok teşekkür ederim 🙂

      Aralık 11, 2018 - 10:55 pm Reply

Leave A Comment

Your email address will not be published.

Ben Kim Miyim?

Kategoriler