Elif'in Atlası

Yaşa, Seyahat Et, Maceraya Atıl, Şükret ve Asla Pişman Olma

Kotor Körfezi’nin İncisi Kotor Gezilecek Yerler

Kotor Körfezi’nin İncisi Kotor Gezilecek Yerler

Karadağ Avrupa’da vizesiz gidilebilen en güzel yerlerden biri bence. Karadağ’ın en tatlı yeride Kotor Körfezi diye düşünüyorum. Körfez, Adriyatik Denizi’n deki en güzel koylardan birine konumlanmış bir yerleşim. Venedik tarzı mimarisi, İtalyan mutfağı, muhteşem ötesi manzarası, cana yakın insanı ile aşık olunabilecek bir şehir. 

Avrupa’nın gözde turizm yeri olan Kotor’Körfezi ile aynı adı taşıyan Kotor’u benim gözümden görmeye ne dersiniz 🙂 Evet lafı daha fazla uzatmadan Kotor Gezilecek Yerler yazıma başlayalım:

Kotor Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kotor Stari Grad

Dil :  Kotor’unda içinde bulunduğu Karadağ’da resmi dil Karadağca‘dır. Bunun yanı sıra ülkede Sırpça, Boşnakça, Arnavutlukça ve Hırvatça dilleri de konuşululuyor. Aslında bakarsanız aynı dil ailesinden geldiği için Ülkede konuşulan bütün diller ile tamamıyla olmasa bile anlaşmak mümkün. Bunun dışında Kotor turistlik bir yer olmasınında etkisi ile İngilizce bilen insan sayısı oldukça fazla durumda.

Vize : Türk vatandaşları 90 güne kadar vizesiz seyahat edebiliyor.

Para Birimi : Karadağ Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen Euro kullanılıyor.

Saat Farkı : Kotor, Türkiye saatine göre 1 saat geridedir. Türkiye’nin uygulamış olduğu yaz saati politikası nedeniyle bahar ve yaz döneminde bu şekilde. Sonbahar ve kış döneminde ise 2 saat kadar fark oluyor.

Kotor’a Nasıl Gidilir?

Kotor’a Nasıl Gidilir?

Karadağ’da iki havalanı bulunuyor. Biri başkent Podgorica’da, diğeri ise Tivat’ta. Türkiye’den uluşlar sadece Podgorica Havaalanına yapılıyor.

Podgorica Havaalanından Kotor’a ulaşmanın en uygun ve kolay yolu taksi tutmak, özel transfer ayarlamak veya araç kiralamak diyebiliriz. Golubovci Havaalanı olarak da bilinen Podgorica Havaalanı ile Kotor arası 87 km’dir. Yaklaşık 1,5 saatlik bir araba yolculuğu ile şehre ulaşabilirsiniz. Eğer araç kiralayacaksanız veya özel transfer ayarlayacaksınız rezervasyonunuzu yolculuğunuzdan önce yaptırmanızı tavsiye ederim.

Podgorica Havaalanı ile Kotor arasında ne yazık ki toplu ulaşım bulunmuyor. Eğer toplu taşıma ile ulaşmak isterseniz öncelikle havaalanından Podgorica şehir merkezindeki otobüs terminaline taksiyle gitmeniz gerekir. Havaalanı ile Podgorica şehir merkezi arası 12km civarı. Otobüs terminalinden Kotor’a kalkan otobüslerle seyahat edebilirsiniz. Bu yöntemin biraz daha uzun bir yol olduğunu söylemeliyim.

Kotor’a bir çok şehirden farklı firmaların düzenlediği otobüs seferleri bulunuyor. Bilet almak ve sefer saatlerini görüntülemek için tıklayın.

Kotor’a Ne Kadar Zaman Ayırmak Gerekir

Buraya kadar gelip Kotor Körfezi’nin tamamını gezmeden ayrılmak İstanbul’a gelip, sadece Boğazı görüp ayrılmaya benzer. İdeali 4-5  günlük bir Karadağ tatili ayarlamak, bunun 2 gününü de Kotor bölgesinde geçirmek. İşte en doğru zaman Haziran ve Eylül. Temmuz ve Ağustos yüksek sezon olduğu için ilk tercihim olmazdı.

Tarihi Kotor’u (Stari Grad) birkaç saatte gezersiniz ama Kotor Körfezini hakkıyla gezebilmek için en az 2 gün gerekli.  Şunun altını çize çize söylemek isteriz ki; eğer sadece tarihi Kotor’u görürseniz çok şey kaçırsınız. 1 günde Kotor Körfezi’ni dolanırsınız, ama tadını çıkaramazsınız. O yüzden önerimiz en az 2 gün.

Kotor Konaklama

Kotor’da oteller dışında studio daireler ve villalar gibi farklı konaklama seçenekleri bulunuyor. Haziran ve Eylül arası yüksek sezonda fiyatlar diğer aylara kıyasla daha yüksek ve rezervasyonunuzu son dakikaya bırakırsanız yer bulmada sorun yaşayabilirsiniz. O nedenle Kotor ve Kotor Körfezini yaz aylarında ziyaret etmeyi düşünüyorsanız rezervasyonunuzu birkaç ay önceden yapmanızı daha iyi olacaktır.

Kale içindeki bölgede apart ve hotellerde konaklamayı tercih edebilirsiniz. Yada denize yakın konumdaki alternatifler değerlendirebilirsiniz.

Lafı daha fazla uzatmadan, Kotor Stari Grad’da gezilecek yerlere gelelim:

Kotor Gezilecek Yerler

 1. Tarihi Kotor Old Town ( Stari Grad)

Kotor Old Town

Karadağ’ın en güzel şehri Kotor’un ‘’eski şehir’’ olarak bilinen, kaleyi de içinde barındıran yerine doğru yürüyelim. Eski şehir bölgesine sahil tarafında kalan kapıdan içeri geçelim. Deniz Kapısı olarak anılan kapıdan geçerken kafanızı kaldırdığınızda kapının üzerine Tito’nun bir sözünün kazındığını görceksiniz. “Size ait olmayanı istemeyin, size ait olandan da vazgeçmeyin”.

Bu kapıdan içeri girdiğimizde bir saat kulesi karşılıyor bizi. Hemen solumuzda kalan meydan ise Ordu Meydanı olarak anılıyo. İçeri ayak bastığınız anda, sanki tarihin içinde bir yolculuğa çıkmışsınız gibi hissedebilirsiniz. 

Bu meydan, Orta Çağ kasabalarını andıran etkileyici bir mimariye sahip. Bunun yanı sıra  kentin İtalya’ya olan yakınlığının ve Cenevizlerin etkisini hissetmemek mümkün değil. Şehrin labirente benzeyen dar sokaklarında dolaşırken, tarih kitaplarının tozlu sayfalarında dolaştığınızı hissedeceksiniz. 

Saat kulesinin dibinde üçgen uçlu bir sütun görceksiniz. Kotor’da ‘’onur’’ çok önemli bir müesseseymiş, hala da öyle. Suç çok nadir işlendiğinden, şehre bir hapishane yapılmamış. Onun yerine birisi bir kusur ettiğinde bu sütuna getirilip herkesin önünde utandırılırmış.

2. Aziz Tripon Katedrali

Kotor, Montenegro – St Tryphon Cathedral

Kotor, Hırvat nüfusunun ülke geneline göre daha yoğun olduğu yerlerden. Aziz Trifon’un kemiklerinin sergilendiği bu katedral Hırvat Kilisesi. Eski zamanda azizlere ait objeleri ya da kemikleri bulundurmak şehirler için önemli bir prestij meselesiymiş. Aziz Trifon, Anadolu topraklarında yaşamış ve ölmüş. Venedikliler şehirlerine götürmek için azizin kalıntılarını -ki bunlara rölik deniyor- Bizans’tan satın almaya gitmişler. Dönerken büyük bir fırtınaya yakalanınca kendilerini zor da olsa Kotor’a atmayı başarmışlar. Ne zaman yola devam etmek isteseler tekrar fırtınalar çıkıyor, bir türlü Venedik’e dönemiyorlarmış. Onlar da bunu bir işaret olarak algılayıp kemiklerinin burada kalmasının gerektiğine kanaat etmişler.

1166 yılında yapılmış katedral aynı zamanda Kotor Katedrali olarak da anılıyor. Katedralinde içinde bulunduğu Eski Şehir yani Stari Grad Unesco Dünya Mirası Listesinde.

3. Un Meydanı

Pima Sarayı

Un Meydanı adını burada bulunan un depolarından alıyor. Meydan’da Pima Sarayı, Buca Sarayı ve St. Nicholas Denizciler Kilisesini bulunuyor.

Aziz Tripon Katredrali’ne 100 metro mesafedeki Pima Sarayı sokağa girer girmez yeşil panjurları ile dikkatinizi çekecek. Pima Sarayı Kotor’un ileri gelen ailelerinden Pima Ailesine ait. Bilirsiniz saraylar genelde gösterişli ve görkemli yapılardır. Bu saray dekoratif tasarımı ile bildiğimiz saraylardan oldukça farklı. Saray rönesans ve barok mimarı bir arada kullanılmış. Geçmiş yıllarda br kaç defa depremden etkilenen saray, 1979 depreminden sonra tekrar restore edilmiş. 

Pima Sarayı’nın tam karşısında Buca Sarayı’nı görüyoruz. 14. yüzyılın gotik mimari ile inşa edilmiş saray, yıllar içinde gerçekleşen depremlerden etkilenerek yıkılmış. 1667 yılında gerçekleşen depremden sonra üç bölüme ayrılarak tek bir bina görüntüsünü almış.

Meydandaki son göreceğimiz yapı ise St. Nicholas Denizciler Kilisesi. Bu kilisenin kalıntıları 328 no.lu evin altında bulunmuş. Önceleri Buca Ailesinin ibadethanesi olan bina St Nikoloas Denizciler Derneğine bağışlanmış. 12. yüzyıl ve öncesine ait belgelere göre Kotor’da denizciler derneği bulunuyormuş. Bu dernekler deniz kardeşliği, üye, yoksul ve savunmasız ailelerin bakımlarını üstleniyorlarmış. Bu denizcilik geleceğinin devamı niteliğinde olan ve Körfezin savunmasında önemli rol oynayan Bokelian Donanması için her yıl 26 Haziran’da kutlamalar yapılıyor. 

4. Denizcilik Müzesi

Denizcilik Müzesi

Müze Meydanı’na geldiğimizde bizi Gregorina Sarayı karşılıyor. Gregorina ailesine ait yapı 18 yüzyıl’ da Adriyatik Deniz’inde bulunan Korcula Adasından getirilen taşlarla inşa edilmiş. Saray eskiden hükümet binası olarak kullanıldığından meydana aynı zamanda hükümet meydanı deniliyormuş. Sarayın müzeye çevrilmesi ile Müze Meydanı olarak anılır hale gelmiş.

Müzenin girişinde Kotor’un tarihi anılarını anlatan 4 adet metal kabartma görüyoruz. Kavuklu olan Barbaros Hayrettin Paşa. Kotor’un en önemli anlarıda genel olarak Osmanlı’ya direnişten oluşuyor.

Kotor Denizcilik Müzesi oldukça ilginç bir koleksiyona ev sahipliği yapıyo. Özellikle 14. ve 16 yüzyıllar arası Kotor Limanı zengin kaptanların ve denizcilerin uğrak adreslerinden biriymiş. Müzede gemicilerin, ailelerin bazı eşyaları ve donanmalarla ilgili birçok ilginç koleksiyonu bulunuyor. Adı ne kadar denizcilik müzesi olsada bölgenin kültürüne dair kostümler, işlenmiş silahlar ve mobilyaları görmek mümkün.

Müzenin arka sokağında bulunan eski bir su kuyusunuda görelim. Yerli halk tarafından Karampana olarak adlandırılan su kuyusu 1917 yılına kadar halkın su ihtiyaçını karşılamak için kullanmış. yerel halk su almak ve kuyu başında sohbet için toplandıkları bir alan olmuş. 

Kotor gezilecek yerler listesine devam:

5. Sveti Luka Katedrali

Sveti Luka Katedrali – Kotor

Sveti Luka Katedrali şehrin en kilisesi. Roma ve Bizans mimarisinin özelliklerine sahip kilise 1979 yılındaki depremden en az etkilenen yapı olmuş. 17. yüzyılın ortalarına kadar katolik okulu olarak kullanılmış. Savaşlar sonrasında Ortadoks halkının Kotor’a gelmesi ile kilise onlara devredilmiş. 

Kilisenin içine girdiğimizde iki sunak görüyoruz. Katolik ve Ortodoks inançlarına ait iki sunağı barındırıyor olması burayı önemli bir yer haline getirmiş. Burayı önemli yapan diğer şeyde, bilmiyorum yürürken bastığınız yerler dikkatinizi çekti mi? Bastığımız yerler mezar taşına benzettiniz mi? Evet yerdeki döşemeleri mezar taşları. 1930 yılına kadar Kotor şehri sakinleri kilisenin içine defnediliyormuş. 

Kotor Stari Grad yani Eski Şehir meydanlardan oluşuyor. Bu meydanların çoğu adını meydanda bulunan önemli binalardan veya meydanın kullanım amacından alıyo. Luka Meydanı’da adını Luka Katedral’inden alıyor.

Kafamızı meydanda sağa doğru çevirdiğimizde St. Nicholas Kilisesi görebilirsiniz. Nikola Manastırı’nın üzerine 1909 yılında kurulmuş. Bizans mimarisinin tek nefli kilisesi. Siyah kubbelerin üzerindeli altın haçlar Rusya tarafından hediye edilmiş. 

6. Şifa Veren Meryem Ana Kilisesi

Şifa Veren Meryem Ana Kilisesi

Kilise 1518 yılında şehirde yaşanan veba salgının bitmesinin ardından salgından sağ kalanlar tarafından Meryem Ana’ya ithafen yaptırılmış. John Tepesi eteklerinde çok iyi korunmuş küçük bir Roma Katolik Kilisesi. Tur boyunca Katolik yada Ortodoks Kilisesi diye bir defa ifade kullandım. 1054 yılında Doğu kiliseleri ve Batı kiliseleri olarak ikiye ayrılması sonrasında Katolik ve Ortadoks ayrımı oluşuyor. Temelde birbirinden çok büyük farkılıkları bulunmuyor. Bir kilisenin hangi mezhepe ait olduğunu iç tasarımından anlamak mümkün. Ortodokslar resimleri tercih ederken, Katolikler heykelleri tercih ediyor.

Kotor’a kadar gelipte körfezi gezmeden dönmek olmaz diyenlere Kotor Körfezi Görülmesi Gereken 10 Yer yazıma göz atabilirsiniz.

7. San Giovanni Kalesi (Kotor Kalesi)

San Giovanni Kalesi

Gezinin en meşakkatli ve manzarası için çıkılmaya değer bölümü kesinlikle Kotor Kalesi. Deniz kıyısından başlayıp tam arkasındaki dağın tepesine kadar şehri çevreyelen surların en yüksek noktasındaki kaleye doğru merdivenleri çıkmaya başlayalım. En tepe bölgesine kadar 1300 basamak bulunuyor. Çoğu turist sırf buradaki manzara için geliyor. Yol boyunca bir kaç defa durabilmek için yerler bulunuyor.

Aziz John Kalesi olarak da adlandırılan Kotor Kalesi körfeze en hakim konumdaki tepede bulunuyo. Surların geçmişi, Bizans İmparatoru Justinianus’un kaleyi yaptırdığı zaman olan 532’ye kadar uzanır. Kale inşa edildiği tarihten itibaren Venedik, Rus ve Fransız yönetimleri altında birçok değişiklik ve savaş görmüş. Kale, 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Donanması tarafından bombalanmış ayrıca üç depremden hasarsız kurtulmuş. Mutlaka Kotor Gezilecek Yerler listesinde olmalı.

Önemli Bilgi :

Basamaklar alçak ama gel gör ki o tepedeki güneş insanın tüm enerjisini alıyor. Bakın, Kotor’un sıcağı çok pis bir sıcak oluyor, o yüzden sabah 8’de tırmanışa başlayın. Alarmlar 8’e kurulmasın, 8’de aşağıda kapıda olun. Akşam üstü çıkmak da bir alternatif ama 2 handikapı var:
1) Sabah saatlerinde merdivenler dağın siperinde kaldığı için gölge olurken, akşam güneş alıyor.
2) Gün boyunca hava ısındığı için sabahki serinlik olmuyor.

Yol boyunca su satılıyor ama tabi ki market fiyatlarının üzerinde. Giriş ücreti de kişi başı 8 Euro ama farklı saatlerde gitmeniz halinde ücretsiz girebilirsiniz 🙂

9. Kedi Müzesi

Kedi Müzesi

Eğlenceli, tüylü ve ilhan verici bir müze Kedi Müzesi. Kotor gezimizin olmasa olmaz noktalarından.  Belki dikkatinizi çekmiştir Kotor’un ambleminde bir kara kedi bulunuyor. Ayrıca sokak kedileri ile de fazasıyla meşhur. Bu denli kendi olmasının tam olarak nedeni bilinmesi de halk tarafından yüzyıllar boyunca tacire gemilerinin bıraktığı yönünde. Hatta Ceyda Torun’un ses getiren Kedi adlı belgeselinde İstanbul Cihangir kedilerinin hikâyesi olarak da görmüştük. Büyük balıkçı gemilerinde farelerin gelmesini engellemek için beslenen kediler vaktiyle limana yanaşan gemilerden inip Cihangir’e ilk kez böyle ayak basmıştı.

Müze de toplanan kedi kartpostalları, fotograflar, çizimler, pullar ve dergileri görüyoruz. Müzenin giriş bölümünde Birinci Dünya Savaşı yıllarından kalma kedili kartpostalları ve savaş döneminde Avrupada’ki kedi popülasyonu hakkında bilgiler bulunuyor. 

Biraz eğlenmek, birazda keyifli bir yolculuk için güzel bir seçim olmadı mı!

10. Kampana Kulesi

Kampana Kulesi

Kotor gezilecek yerler listesinde bulunan son yer Kampana Kulesi. Şehrin kuzey ucunda bulunan kule yıllarca gözetleme amaçlı ile hizmet etmiş. Kulenin hemen yanında gördüğünüz nehir ise Scurda Nehri.  Yıllar boyu bir çok defa istila edilmeye çalışmış olsada geçen senelere meydan okuyor gibi. Kulenin hemen yanındaki merdivenlerle yukarıya çıkıp surların üzerinde kısa bir yürüyüş yapalım. Halen bu şehre aşık olmadığsanız son bir defa daha baktıktan sonra fikiriniz değişecek. 

Kotor Gezilecek Yerler yazımın sonuna geldim. Sormak istediğiniz yada eklemek istediğiniz bir şeyler olursa yorum bölümüne yazabilirsiniz…

elifinatlasi

Merhabalar, ben kim miyim? Hayallerinin peşinden koşan, dünyada ayak basmadik yer bırakmak istemeyen, aldığı maaşı uçak biletlerine yatıran, bulduğu her fırsatta kendini yollarda bulan, gülümsemesi hiç eksik olmayan, minyon, çıtı pıtı bir hatun kişiyim :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir