Bir Günde Edirne’de Gezilecek Yerler

Bir Günde Edirne

Hem hafta sonu hem de İstanbul’a yakın günübirlik kaçamak yerleri arayanlar için en ideal yerlerden biri Edirne. Ben de değişik senelerde ve aylarda İstanbul’dan Edirne’ye hem araçla hem de otobüsle güzel şehrimiz Edirne’yi keşfetmek için bir seyahat gerçekleştirdim. Bir günde Edirne’de ne yapılır, neler görülür ile alakalı Edirne gezi rehberi hazırladım.

Edirne’ye Nasıl Gidilir

İstanbul’un trafiğinden kaçıp yakın bir yerlerde zaman geçirmek isteyenler için oldukça güzel bir tercih Edirne. Özellikle de yaz aylarının yoğunluğuna kalmazsanız. Ben de bunu fırsat bilip kendimi bir Cumartesi günü Edirne’ye doğru giderken buldum.

Edirne’ye araç ile gitmek için ; İstanbul-Edirne arasında kolaylıkla mekik dokuyabilir fakat Edirne il sınırları içerisinde bir hayli fazla olan radarlar ile faka da basabilir. Bu yüzden araba ile yola çıkacaklar epey dikkatli olsunlar. Fazla hıza lüzum yok. İstanbul-Avrupa Yakası arası yaklaşık 244 KM.

Fatih Köprüsü

Otobüs ile gitmek için; İstanbul-Edirne arası çalışan oldukça fazla otobüs firması var. En son yolcuğumda Metro Turizm’le seyahat ettim. Bilet fiyatı 50 TL’ idi. 3 saatlik bir yolculuk sonrası Edirne otogarına varmış olduk. Otogardan şehir merkezine giden otobüslerle ulaşım sağlayabilirsiniz.

Edirne Tarihi

Edirne civarına bilinen ilk yerleşimciler, Trak kabilelerinden Odrisler ve Bettegerilerdir. Yaygın görüşe göre günümüzde Edirne’nin bulunduğu Meriç ile Tunca nehirlerinin birleştiği yere Odrisler tarafından, Odris veya Odrisia adı verilen açık bir şehir veya pazar yeri kurulmuş. yılları arasında Ahameniş İmparatoru I. Darius‘un MÖ 510’larda yıllarında İstikler üzerine düzenlediği sefer sırasında bölge Pers hakimiyetine girdi. MÖ 460 yılında I.Teres hükümdarlığında bağımsızlığını ilan eden Odrisler, tekrar bölgenin hakimi oldu. MÖ 340 yılında II.Filip hükümdarlığındaki Makedonların eline geçen yerleşim yeri, bu dönemde Orestia adıyla anılmaya başlandı. Bölge, daha sonraları Keltistilalarına da uğradı.Makedonların kontrolündeki Orestia, MÖ 168’de Romalıların eline geçti.

1000’li yıllarda şehir, birkaç defa Peçenek ve Kuman saldırısına uğrasa da Bizans İmparatorluğu kontrolünde kaldı. Haçlı Seferleri sırasında çeşitli saldırılara uğrarken, Latin İmparatorluğu kontrolüne giren şehirde Bulgarlarla 1205’te yapılan muharebede Latinler mağlup oldu. Latin İmparatorluğu’nın 1261 yılında yıkılması sonrasında Hadrianapolis Bulgarların yönetimine girdi. Farklı kaynaklara göre 1361-1371 yılları arasında değişiklik gösteren süreçte şehir Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmış. Türklerin eline geçince adı Edirne olarak değişen ve daha sonradan Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapan şehir, 1453’te İstanbul’un başkent olmasından sonra da önemini kısmen yitirse de, padişahların gözde yerlerinden biri ve canlı bir ticari ve idari merkez olarak kalmıştır.

Edirne’de Gezilmesi Gereken Yerler

Gününüzü efektif planlama imkanınız varsa yazımda bulunan gezilecekler yerleri 1 günde gezme imkanınız olur. Size kahvaltı ve yemek önerilerininde de bulacağım ama kahvaltıyı yolda yapmanızı tavsiye ederim. Araçınızla gelirseniz bu yazdığım yerleri hayli hayli gezme fırsatınız olacaktır. Haydi başlayalım o halde.

  •  Selimiye Camii

Mimar Sinan’ın “Ustalık Eserim” dediği, II. Selim –Muhteşem Yüzyıl‘da sevmediğimiz nam-ı diğer Sarı Selim– tarafından yaptırılan Selimiye Camii tabii ki Edirne gezilecek yerler arasında ilk sırada. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı Selimiye Camii bu mahlası, Mimar Sinan’ın camiyi yaparken neredeyse 90 yaşında olmasından alıyor. Gerçekten ustalık eseri yani. Şu an UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olan Selimiye Camii’yi gezmek inanılmaz bir duygu. Edirne’nin neresinde olursak olalım görüş açımızdan çıkmayan Selimiye Camii’ye bakıldığında dikkati ilk minarelerin kubbeye yakın oluşu çekiyor. Bu durum Mimar Sinan tarafından camiyi göğe doğru yükselirmiş gibi göstermek için bilhassa yapılmış.

Selimiye Camii’nin bilinen en ünlü rivayeti ise lale motifi. Rivayete göre caminin bulunduğu arsanın sahibi aksi bir kadınmış ve Mimar Sinan bu ters lale motifi ile kadının aksiliğini sembolleştirmiş. Dünya üzerindeki en estetik mimari yapıların başında gelen Selimiye Camii nasıl olur da bunca yıldır ayakta kalabilmiş diye soran olursa onun da cevabı var: Mimar Sinan kullanacağı taşları araziye yerleştirmiş ve iki yıl taşları zeminde bekletmiş. Böylece taşların zemine iyice oturmasını sağlamış. Bu da yağış alan ve deprem bölgesi olan Edirne’de senelerdir çatlağı olmadan ve kayma sorunu yaşamadan günümüze kadar gelmesini sağlamış.

  • Edirne Eski Camii

Edirne’de bir çok dini yapı bulunuyor. Bunlardan biride Eski Camii. Eski Cami’nin inşaasına Süleyman Çelebi tarafından Osmanlı’nın Fetret Devri’nde 1403 yılında başlanıyor. I. Mehmed zamanında 1414’te camiinin inşaası tamamlanıyor. Caminin yan kapısı üzerindeki kitâbeye göre mimarı Konyalı Hacı Alâaddin, kalfası ise Ömer ibn-i İbrahim’dir.

Eski Camii

Dışarıdan sıradan bir cami gibi görünsede bu camiyi farklı yapan şeyi kapısına yaklaştığınızda anlıyorsunuz. Kapının sağ kısmında kalan duvarda hat sanatıyla “Allah” sol tarafında da “Muhammed” yazıları sizi karşılıyor.

 •  Üç Şerefeli Camii

Yapımına II. Murat zamanında 1437’de başlanmış ve inşaatı yaklaşık 10 yıl sürmüş. Camii’nin mimarı, Mimar Müslihiddin (Felçli Mimar). Bu camii Osmanlı’nın o zamanki klasik mimarisinden çok farklı bir mimariye sahiptir. Selçuklu Mimarisi’nden Osmanlı mimarisine geçisin ilk örneklerinden olması nedeniyle aslında mimari tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu camii Mimar Sinan’ın yapacağı camiilerin ana fikri için öncü olmuştur.

Bu camiinin birbirinden farklı 4 minaresi bulunur. İlk bakışta sanki başka camiilere ait gibi duruyorlar. Bu minarelerden birincisi camiye adını da veren 3 şerefeli minaredir. Bu minareye 3 ayrı yoldan çıkılmaktadır.  1. yol 1 ve 3. şerefeye, 2. yol 2 ve 3. şerefeye, 3. yol ise sadece 3. şerefeye çıkar. 81 metre yükselikteki bu minare döneminde Osmanlı’nın en uzun minaresi idi. Bu camiinin bir ilginç noktası da kubbesidir. Bu camii ile çok kubbeli yapıdan, tek ve merkezi kubbeli bir yapıya geçilmiştir.

Üç Şerefeli Camii
  •  Edirne Sokullu Hamamı

16. Yüzyılın ikinci yarısında buradaki Acemi Oğlanlar Kışlasında yetişip büyüdüğü için Edirne’yi çok sevdiği bilinen ünlü Osmanlı Sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış bir çifte hamam. Hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık mekânlarından oluşmakta.  Binanın kapladığı alan, kubbe büyüklüğü  ve sahip olduğu bahçesinin ölçüleri bakımından da Türkiyenin en büyük hamamı niteliğinde. 

  • II. Beyazıt Külliyesi – Sağlık Müzesi

1484-1488 tarihleri arasında mimar Hayrettin öncülüğünde yapılan Beyazid Külliyesi ve Şifahanesi, Osmanlı mimari anlayışının en güzide örneklerinden birisini simgeliyor. Engebeli arazi üzerindeki sağlam setlerin arasında yükselen mimari yapı, toplamda 100’ü aşkın kubbeye sahip. Cami, darüşşifa, medrese, hamam, mutfak ve erzak depoları ile birlikte kompleks bir yapı özelliği taşıyor. Günümüzde Sağlık Müzesi olarak faaliyet gösteren Şifahane eklentisinde de haftanın üç günü çeşitli konserler veriliyor. Sağlık Müzesi’nde dönemin kullanılan tıbbı yönetemleri ve malzemeleri de sergilenmekte.

II.Beyazıt Kulliyesi / zekeriyaipek.blogspot.com
  • Muradiye Camii

Edirne’de biraz daha tepe bir bölgede bulunan Muradiye Camii, II.Murat tarafından 1436 yılında yapıldığı düşünülmektedir. Camii dış görünüşü ile oldukça sadece olmasına karşın iç süslemeleri ile Osmanlı sanatının en önemli yapılarından biri. Yeşil çinilerle kaplı olduğu bilinen minarenin 1752’deki deprem sonrasında söküldüğü bilinmektedir.

Sultan II.Murat tarafından yaptırılan büyük imaret, Mevlevi ve Semahane günümüze ne yazık ki ulaşamamış.

Muradiye Camii
  • Saraçlar Caddesi

Eskiden saraçlar bulunduğu için bu adı alan cadde, bugün İstiklal Caddesi’ni andırıyor. Şehrin yaya trafiğinin en yoğun olduğu bu caddede, birçok kafe, restoran ve mağazalar yer alıyor. Birçok meşhur ciğerciyi de bu cadde ya da ona bağlı ara sokaklarda bulabilirsiniz. Özellikle hala eski usul dükkanların bulunması buraya nostaljik de bir hava katıyor.

  • Rüstem Paşa Kervansarayı

Günümüzde otel olarak işlev gören Rüstem Paşa KervansarayıMimar Sinan yapıları arasından öne çıkan muhteşem eserlerden bir tanesi. Küçük kubbelere sahip olan tarihi yapı; han, tuğla ve taş sıraları eşliğinde almaşık bir düzen ortaya koyuyor. Sabuni Mahallesi‘nde yer alan kervansarayda, ister sevdiklerinizle birlikte güzel vakitler geçirebilir isterse de tatiliniz boyunca konaklayabilirsiniz.

Rüstempaşa Kervansarayı
  • Edirne Büyük Sinagogu

Tarihi uzantısı Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Seferad Cemaati‘ne kadar dayanan Edirne Büyük Sinagogu, Türkçe’de “Toplantı Yeri” anlamına geliyor. Dünyanın da en büyük 3. sinagogu olarak nitelendirilen ibadethane, 1905‘te çıkan yangın sonucu restorasyon çalışmalarına tabi tutularak II. Abdülhamid‘in fermanı ile yeniden inşa edilmiş.

Edirne Büyük Sinagogu
  • Sarayiçi Bölgesi

Osmanlı Dönemi’nde Edirne Sarayı’nın bulunduğu Sarayiçi Bölgesi, Edirne’nin tarihi yerlerinden biri. Saraydan geriye mutfak, hamam, Adalet Kasrı gibi çok az kısımlar kalmışsa da, Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın en büyük sarayı olan Edirne Sarayı’nın bulunduğu bu bölge görülmeye değer. 93 Harbi’nde Rusların Edirne’yi işgal edeceği haberi üzerine sarayın yakınında bulunan cephaneliğin patlatılması sonucu yıkılan saray, Tunca’nın batısında yaklaşık 3 milyon metrekarelik bir arazi üzerinde kuruluydu ve 5 ana meydan ile bu meydan içinde bulunan yapılardan oluşmaktaydı.

Bu ana meydanın içerisinde yer alan sarayın karşısında ise günümüzde Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı alan bulunmakta.

Adalet Kasrı / www.yaz-tatili.com

Edirne Sarayı’nın sağlam kalan tek binası olan Adalet Kasrı, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1561 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmış. Divan-ı Hümayun (Bakanlar Kurulu) ve Yargıtay olarak kullanılmaktaydı. Rivayete göre Sultan Süleyman imparatorluğun kanunlarını burada yazmış.  edirne gezileecek yerler

Şu an restorasyon çalışması bulunduğundan ancak dışardan görme şansınız bulunuyor.

  • Meriç ve Tunca Nehrileri ve Köprüleri

Yine Edirne gezilecek yerler arasında bir fenomen ile karşı karşıyayız. Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına yakın ve Türkiye Trakyası’nın 4. büyük kenti olan Edirne Tunca, Meriç, Arda ırmaklarının kesiştiği düzlükte kurulu. Bu yüzden kentin en önemli yeri nehir ve köprüleri. Edirne merkezden Emirgan-Karaağaç istikametinde gidildiğinde ilk önce Tunca, ardından Meriç nehirleri üzerinden geçiliyor. Tunca Nehri’nin başlangıcı Bulgaristan ve aynı zamanda Meriç’in kollarından birini oluşturuyor.   edirne gezilecek yerler

Meriç Nehri ise Tunca Nehri gibi Bulgaristan’dan doğar, Yunanistan ile sınırlarını belirler ve Ege Denizi’ne dökülür. Çirmen Savaşı’nın burada yapılması da tarihteki önemini göstermekte. Meriç, fotoğraf çekme davasına hep kalabalık. Üzerinde hem kitabe köşkü hem de köşk balkonu bulunuyor.   edirne gezilecek yerler

  • Lozan Anıtı

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan Lozan Antlaşması gereğince Türkiye – Yunanistan sınırı, Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle; Meriç Nehri’nin batısında kalan Karaağaç İstasyonu ve Bosnaköy, Türkiye’de kalacak şekilde belirlenmiştir.

Lozan Anıtı, 1999 yılında Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanmış ve açılışı dönemi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından gerçekleştirilmiştir.   edirne gezilecek yerler

  • Karağaç Tren İstasyonu

Karaağaç’ta, Lozan Anıtı’nın hemen yanında bulunan istasyon, II.Abdülhamit tarafından yaptırılmış. İstanbul’daki Sirkeci Garı örnek olarak yapılmış gar binalarından birisi bu gar. Şark Ekspresi olarak da bilinen kara tren ise, Rumeli Demiryolu hattının en güzel istasyonlarından birinde bulunuyor. Türkiye ile Yunanistan sınırında bulunan bu tren 1950’lere kadar kullanılmış. Sonraki yıllarda yolun yarısı Yunanistan topraklarında kalınca, faal halindeki tren Uzunköprü’yü geçer, Karaağaç İstasyonu’nda bekletilir, sonra Yunan tarafına geçermiş.

Karaağaç Tren İstasyonu

Trenin tarihte olduğu kadar edebiyatta da önemli bir yeri var. Bunlardan biri Ernest Hemingway’in 1. Dünya Savaşı’nda gazeteciyken Karaağaç İstasyonu’na gelip, burada kalması. İkinci önemli nokta ise, cinayet romanlarıyla ünlü Agatha Christie’nin Pera Palas’ta kaleme aldığı ünlü ‘Şark Ekspresi’nde Cinayet‘ adlı kitabını, Karaağaç sınırlarında bulunan bu trende yaptığı bir yolculuk sonrası hayata geçirmiş olması. edirne gezilecek yerler

Edirne’de Ne Yenir Ne İçilir ?

Edirne deyince ilk akla gelen şey ciğer olacaktır. Sadece ciğer yemeğe bile gelenlerin olduğunu biliyorum 🙂 Bizim tercihimiz bu işi 17 yıldır yapan Öz Akgünler Ciğercisi oldu. Sunumu ve lezzetli ile harika olduklarını söyleyebilirim. Ben ki eti bile doğru dürüst yemeyen biriyim hatta daha önceki gidişlerimdeki restoranlarda ciğer yiyemediğim halde bana ciğeri yedirebildiler. Yarım porsiyon ciğer ve ayran için 15 TL ödedim.   edirne gezilecek yerler

Meriç ya da Tunca Nehri’e karşı bir kahvaltıda inanan fena olmuyor. İmkanını varsa Edirne Polis Evi’nin hem kahvaltısı uygun hem de Tunca Nehri Manzaralı. İki nehir kenarında da oldukça fazla kahvaltı yapılabilecek yerler var. Ben bunlardan birinde kahvaltı yapmadım. Bu konuda size tavsiye vermem doğru olmaz.

Çay-kahve içmek isterseniz belediyenin yeni açılan tesisini ve Emirhan Çay Bahçesi’nde ( bira satışı bulunuyor ) manzaraya doyabilirsiniz.   edirne gezilecek yerler     edirne gezilecek yerler

4 comments

  • Emrah dedi ki:

    Teşekkürler. Hafta sonu için gerçekten güzel bir gezi etkinligi olabilir. Bursa Edirne arası mesafe arasıda cok bir yol değil. Ben genelde hep egeye dogru plan yapiyordum.Edirne de girdi şimdi planlamama.

  • Bu kadar güzel yapıların bir arada olması ve tek günde gezilmesi şahane.
    Karaağaç istasyonu da Edirne içinde mi yoksa ayrı araçlarla mı gidiliyor?

    • elifinatlasi dedi ki:

      Çok teşekkür ederim. Edirne merkezden Karaağaç’a yürümek isterseniz 35 dakika falan sürüyor. Araçla da geçebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir