Dünün İstanbul’u – Kuzguncuk’ta Gezinti

Dünün İstanbul’unda Gezinti

Havalar soğudu, kurlarda arttı derken kendi açımdan bakacak olursak plan yapamaz oldum. Neredeyse gelecek haftanın bile planını yapamıyorken nasıl bir kaç ay sonranın planını yapabilirim ki!

Hal böyle olunca doğdumundan beri içinde yaşadığım Taşı Toprağı Altın denilen İstanbul’u gezmeye başladım. İstanbul’da turist olmak gerçekten ilginç oluyor. Bazen yıllarca önünden geçtiğiniz tarihi yapının farkına bile varmıyorsunuz.

Turist olarak gezdiğim Balat’tan sonra şimdi de İstanbul’un orta yerinde huzurlu, asırlık çınar ağaçlarının arasında ve halen mahalle ortamını koruyan ender yerlerden biri Kuzguncuk var. İstanbullular olarak birazda yaşadığımız yerin tadını çıkarmayalım mı!

İstanbul’un o koşturmacalı ve keşmekeş halinden nasibini almadan yavaş yavaş akıyor hayat Kuzguncuk’ta. Sokaklarda dolaşırken ahşap bahçeli evlerin ve cafelerin keyfine varacaksınız. Tam İstanbul ortasında ama değilsiniz de gibi.

Kuzguncuk Tarihi

Adını, altın ya da yaldızlı kiremit anlamına gelen Chrysokeramos kelimesinden aldığı, bu kelimenin değişerek önce Kasynytza, sonra da Kuzguncuk haline geldiği rivayet edilir buranın. Bizans İmparatorluğu döneminin sonlarına kadar birkaç balıkçının barınağı olmuş. Osmanlı döneminde ise, İspanya’dan kovulan ve hiçbir Avrupa ülkesine alınmayan Museviler’den İstanbul’a gelenler, buraya yerleşmeye başlamış. İnançları gereği vadedilmiş topraklara gitmek isteyen ama bunu gerçekleştiremeyen Museviler’in, kutsal topraklara varmadan önceki son durakları olan Kuzguncuk’ta yerleşip burada yaşamayı ve öldükleri zaman da yine burada gömüldükleri anlatılır. 1930’lu yıllara kadar Dünya Hahambaşı’nın Kuzguncuk’tan seçilmesi ve İstanbul’un en önemli ve büyük Musevi mezarlıklarından birinin burada yer alması da Kuzguncuk’un bir Musevi köyü olarak kurulduğunu doğrular gibidir.

Kuzguncuk Sokakları

18. yüzyılda ise özellikle Anadolu’dan gelip Kuzguncuk’a yerleşen Ermeniler, 19. yüzyılın ilk yarısından önce ahşap ve kâgir kiliseler inşa etmiş. Yapılan araştırmalara göre, ünlü Kuzguncuk yazmalarının kökeni olan kumaş baskı işlerini de ilk kez buraya yerleşen Ermeniler yapmaya başlamış. Sonra işler büyümeye başlayınca İstanbul’un diğer yerlerine dağılmışlar. Ayrıca dünyanın en ünlü ud yapımcısı sayılan Onnik Usta’nın da Kuzguncuk’ta yaşadığı biliniyor.

Ermenilerden sonra köye, yine 19. yüzyılda Rumlar gelmiş. Onlar sayesinde, 1950’li yıllara kadar Kuzguncuk, üç gün süren panayırlara, çiçeklerle süslenen ana caddeye ve üç dört yere kurulan laternalar eşliğinde edilen danslara, gökyüzüne ve dalgalara karışan notalara sahne olmuş. Bugün de hala her 27 Temmuz’da Ayazma Günü kutlanıyor.

Kuzguncuk Bostan

Müslümanlar’ın köye gelişi ise 1860 yılında inşa ettirilen Üryanizade Mescidi ile başlıyor. Bu mescidi, Museviler’in önerisi ve Ermeniler’in para yardımıyla 1952 yılında inşa edilen Kuzguncuk Camii takip ediyor.

19. yüzyılda çalışmaya başlayan Şirket-i Hayriye vapurlarının, Kuzguncuk’un ticaret hayatına getirdiği canlılığa, ne yazık ki 1864 yılında çıkan ve yaklaşık 500 ev ve işyerinin yanmasına sebep olan o elim yangın balta vurmuş. Her şeye rağmen ayakta kalmayı başarabilmiş bu köyün halkı ise elele vererek hayatlarını yeniden kurmuş. 

Kuzguncuk’ta Neler Yapılır

1.İcadiye Caddesinde Bir Kafede Oturun

İcadiye, Kuzguncuk’un ana caddesi. Sahilden karşıya geçtiğinizde sağlı sollu kafe, restoran ve çınar ağaçlarının gölgesinde yukarıya yolu uzanan cadde. Çocukluğun bir bölümünü Erenköy’de geçirmiş biri olarak bana o zamanları hatırlatan halen mahalle sıcaklığını barındıran güzel bir cadde. Bir kafede oturup gelip çekenleri izlerken zamanın nasıl da yavaş aktığına tanıklık edin. Kafe önerisi istersenizde benim tavsiyem Çikolata&Kahve kafeden yana olurdu. Bir ve yanına Oreolu muhallebi iyi gider 🙂 2002-2005 yılları arasında yayınlanan Ekmek Teknesi dizinin çekildiği fırınıda bu cadde üzerine göreceksiniz.

Çikolata&Kahve

2.Perihan Abla Sokakta Çocukluk Anılarınızı Canlandırın

Ekmek Teknesi dışında 80’lerde çocuk olanların daha iyi hatırlayacağı 1986-1988 yılları arasında yayınlanan Perihan Abla dizinin çekildiği, dizi ile aynı ada sahip olan bu tatlı sokakta çocukluk hatırlarınızla bir zaman tüneli turu yapmış olacaksınız.

Perihan Abla Sokak

3.Nail Kitabevi’nde Kısa Bir Mola Verin

Klasik anlamdaki Kitabevi kültürünü halen yansıtan ender kitapçılardan biri Nail Kitabevi. Metruh haldeki bu bina, bakım yapılarak bu hale getirilmiş. Ayrıca kafe olarak işletilen bu huzurlu atmosferde hem kitap okuyup hem de kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Nail Kitabevi

4.Simitçi Tarih Sokakta Renkli Binaları Seyrine Dalın

Renklerin üzerimizdeki etkisi kesinlikle yadsınamaz. Biranda içimizde kelebekler uçuşturduğu oluyor. Bu sokakta size aynı bu etkiyi yaratacak. Sokaktaki binalar restore edilmişler. Hepsi renkli ahşap binalar. Ayrıca sokağın bir alt tarafında bir bostan bulunuyor. Bostan deyip geçmek olmaz. Burası Kuzguncuk halkının sosyalleştiği, yaz akşamları sinema izlediği, özel günlerinin kutladıkları bir alan. Şehir içinde kalan ender bostanlardan biri hatta. Bostanın her yıl kimin ekeceği çekilen kura ile belirleniyormuş.

Simitci Tahir Sokak

5.Kuzguncuk’taki Kilise ve Sinagogları Görün

Tarih boyunca Ermeni, Yahudi, Müslüman ve Hristiyanların iç içe yaşadığı hoşgörünün hakim olduğu bir yermiş Kuzguncuk. Bu nedenle bir kilise, bir cami ve bir sinagogu yan yana görebilirsiniz.

Aya Andrea Kilisesi, 9 yüzyılda Rus hacıların konaklaması için yapılmış. Dışarıdan kilise olduğunu anlamak oldukça güç.

Aya Andrea Kilisesi’nin arkasında bulunan Aya Panteleymon Kilisesi 1872 yılında inşa edilmiş. Cadde de yürürken gözünüze çarpan çan kulesi ise, 1911 yılında eklenmiş.

Diğer görebileceğiniz yerlerden biri Bet Yaakov Sinagogu’dur.

Kuzguncuk’a Nasıl Gidilir

Kuzguncuk’a Avrupa yakasından gitmek isterseniz, Metrobüs’ten 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü durağında indikten sonra Üsküdar yönüne giden otobüslere binebilirsiniz. Diğer bir seçenecekte Beşiktaş’tan kalkan motorlarla Üsküdar’a gidebilir. İndikten sonra 15-20 dakika kadar yürüyerek yine Kuzguncuk’a ulaşabilirsiniz.

İstanbul’un renki semtlerinden biri olan Balat yazım için Tıklayın

Sevgiler…

2 comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir