Doğu’ya Uzanan Yolculuk Kars Gezi Rehberi

Doğu’ya Uzanın Yolculuk Kars

Doğu Ekspresi yazısı gelirde Kars gezisi gelmez mi 🙂 Tabi ki gelir. Yıllar önce biri bana Kars’a gidelim deseydi, kesin orada ne işimiz var derdim. Şu an bunun tam aksini düşünüyorum. Biraz bohem, biraz naif ve birazda unutulmuş bir şehir.

Kars Tarihi

Kars Doğu ile Batı arasındaki sınırda bulunan ve Anadolu’ya açılan bir kapı konumunda olduğu için, Urartular, Selçuklular, Ermeniler ve Osmanlı Döneminde beri ismi kapı anlamına gelen Kars olmuş.

Kars’ın tarihi aslında 5000 yıl önceye dayanıyor. Anadolu’da MÖ. 9 ve 6. yüzyıllarda Urartular döneminde altın çağını yaşanan Kars’ın temelleri atılmış. Ardından bölge Perslerin egemenliği altına girmiş ve Anadolu’yu bir eyalet haline getirmiş.

Rus Mimarisi Örnekleri

MÖ. 1. yüzyılda 2. Tigyan Kars’ı da bölgede Lübnan’dan Kapadokya’ya uzanan büyük Ermeni krallığını kurar. Ardından Roma Avrupa’Da hüküm süren kıtlıktan kurtulmak için Anadolu’ya gelir ve yörenin verimliliğine hayran kalarak, adım adım Anadolu’yu fetheden ve Ermeni krallığının önünü keser. Roma, 4, 5 ve 6. yüzyıllarda bölgedeki Ermenileri kontrol altında tutar. Ancak Pers kavmi olan Sarsaniler bölgeye saldırır ve yöre bir dönem Ermeniler bir dönem Perslerin egemenliğine girer.

10-11 yüzyıllarda Ermenilerin hakimiyetin de bölge altın çağını girer. ‘’Binbir Kiliseli Şehir’’ Ani inşa edilir ve başkent Kars’Tan Ani’ye taşınır. ( Şu an Ani’de bulunan eselerin çoğu bu dönemden kalmadır )

Daha sonra Kars ve civarı, 1058’De Selçuklu, 1124’te Gürcüler, 1153’Te Saltukoğulları’nın, 1239’da Moğolların ardından İlhanlılar, Celayirliler, Timurlular, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safeviler’in den sonrada 1534’te Osmanlıların hakimiyetine girer.

16.yüzyılda Kars Osmanlılar’ın önemli bir askeri üssü olur. Kars Kalesi onarılır, bir çok cami, köprü ve hamam inşa edilir.

Surp Kirkor Kilisesi

1877-1918 yılları arasında ise Kars Rusların egemenliği altına girer. Ruslar Anadolu’ya açılan kapı olarak gördükleri için büyük önem verirler Kars‘a. Ve Hollanda’dan getirdikleri mimarlar ile yepyeni bir şehir inşaa ederler. Izgara planlı, birbirine paralel ve kesen geniş caddeler üzerinde harika taş binalar yapılır.

Kurtuluş Savaşı sırasında 15’inci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, 30 Ekim 1920’de Kars’ı kurtarır. 16 Mart 1921’De Moskova Antlaşması ile Kars Türkiye’ye iade edilir.

Kars Hakkında Genel Bilgiler

Kars’a Ulaşım

Kars’a ulaşmanın bir kaç yolu var ki, onlardan biri Doğu Ekspresi ile buraya gelmek. Doğu Ekspresi Ankara’dan kalkarak yaklaşık 24 saat 22 dakika süren bir yolculukla buraya ulaşabilirsiniz. Detay için tıklayın. Diğer seçenek ise uçak. İstanbul’dan ve Ankara’dan kalkan seferlerle gelebilirsiniz.

Kars’a Ne Kadar Süre Ayrılmalı

Mutlaka buraya gelirken Doğu Ekspresi’ni deneyimleyerek gelmenizi öneririrm. Bu yolculuk zaten bir gün sürüyor. Eğer ki gecikme olmadan gelirse, vardığınız akşam bir restoranda yer ayırtıp kaz eti yiyebilirsiniz ve birazda etrafı gezebilirsiniz. Ertesi gün de Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü yapabilir. Ertesi gün Kars merkezi gezerek gezinizi sonlandırabilirsiniz. Böyle Yolu ve gezilecek yerleri hesaba katarsak 4 gün gibi bir süreye ihtiyaç oluyor. Sarıkamış’a gitmek istersenizde buna 1 gün daha ekleyebilirsiniz. Tercih sizin.

Kars Ticaret Odası Binası

Kars’a Ne Zaman Gidilir

Kışı ayrı güzel yazı ayrı güzel bir yer Kars. Özellikle tavsiye edeceğim 4 ay var: Ocak, Şubat, Mayıs ve Haziran. Bahar aylarına kar suyuna doymuş, fosforlu yeşil tonlarını ile gözlerini alan bayırlar. Kış’ın ise, bembeyaz örtüsü ile kendinizi başka bir boyutta hissettiren harika tepeler ve çam ormanları.

Kars Çok Mu Soğuk? Ne Giyilmeli?

Soğuktan korkmayın derim bu konuda. Enteresan şekilde -20 dereceleri görmenize rağmen üşütmüyor. İnanmayacaksınız belki ama Türkiye’nin en çok güneş alan yerlerinden biri ve güneş varken inanılmaz içinizi ısıtıyor. İstanbul’daki 0 derece buranın -8 derecesi gibi. Bu da havanın kuru olmasından kaynaklanıyor.

Ne Giyilmeli konusuna gelirsek, teknik malzemeler bunun için en iyi seçenekler Kar botu, kar montu gibi. Yoksa kalın tabancı su geçirmez nitelikli bot, pofidik montlar en iyi seçim olur. Ben pek kayakla ilgilenmediğim için teknik malzeme ile kullanmadım. termal içlik, yün kazak, bere, eldiven, güneş gözlüğü, su geçirmez botlarımla gayet konforlu bir gezi yaptığımı söyleyebilirim.

Kars’ta Ulaşım

Şehir merkezi yürüyerek gezebileceğiniz kadar küçüklükte. Şehir içinde fazlaca ulaşıma ihtiyaçınız olmuyor.

Bir çok yerde okuduğum bilgiye göre Ani Harabeleri’ne ve Çıldır Gölü’ne belediyenin servisleri olduğunu yönündeydi. Ben kullanmadığım için nereden kalkar gibi bir bilgi veremeyeceğim ama Kars Valiliği websitesinde Ani Harabelerine kalkan servis ilgili bilgiyi bulabilirsiniz. Her gün saat 11:00 kalkmaktadır.

Araç kiralamakta bir tercih olabilir kesinlikle ancak kış şartlarını göz önüne almakta fayda var. Yer yer asfalt da donmalar oluşuyor. Hal böyle olunca bu konuda kendine güvenmeyenler araç kullanmasa daha iyi olacaktır. Risk almaya gerek yok.

Şehirdeki taksiler çevreyi gezmek için en iyi çözüm kesinlikle. Trende tanıştığım arkadaşlarla 4 kişi bir taksi ile Ani Harabeleri, Çıldır Gölü, Boğatepe Köyü’ne gittik. Bunun için toplamda 370 TL ödedik.

Kars Gezilecek Yerler

  1. Kars Merkez Gezilecek Yerler
  2. Ani Harabeleri
  3. Çıldır Gölü
  4. Boğatepe Köyü

Kars Merkez Gezilecek Yerler

Kars Kalesi: Şehir merkezini gezimin son gününe bıraktım aslında. Zamanı iyi kullanmak için erkenden çıkıp sokaklar hazır boşken fotoğrafları çeke çeke önce aradığım kahvaltıcıyı buldum. Mis gibi kahvaltımı yaptıktan sonra kaleye doğru yürümeye başladım. Biraz yokuş ve hafif buzlanmış yolu sağsalim çıktıktan sonra kaleye ulaştım. Harika bir Kars manzarası eşliğinde bol bol fotoğraflar çektim.

Kars Kalesi

Kalenin tarihine gelirsek, M.S. 1153 yılında Selçuklular’a bağlı Saltuklu Sultanı Melik İzzeddi’in emri ile Veziri Firuz Akay tarafından yaptırılmış.

1386 yılında Timur tarafından yıkılan kale, 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat’ın fermanı ile Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden yaptırılmış.

Biraz dinlenmek isterseniz kalede bulunan cafede soba başında bir çay içip diğer görülecek yerler için buradan ayrıldım. Kaleye giriş ücretsizdir.

Kümbet Camii ( 12 Havari Kilisesi ): Kaleye doğru çıkarken sağda mutlaka gözünüze ilişmiştir Kümbet Cami. Şehirdeki Ermeni kiliselerinden birisi olup Bagratlı Krallığı döneminde Kral Abbas tarafından M.S.932-937 yılları arasında yapılmış.

12 Havari Kilisesi

Bu kilise Doğunun Ayasofya’sı olarak anılan bu kilise bir dönem müze olarak kullanılmışsa da günümüzde cami olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Taş Köprü: Kars çayının üzerine yapılmış olan Taş Köprü M.S.1579 yılında III.Murat’ın emri ile Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış. Köprünün iki tarafında bir tane hamam bulunuyor. Hangi düşüncesi ile yapılmış bilemiyorum 🙂 Kars Çayı’nın doğu tarafında Mazlumoğlu ve Topçuoğlu Hamamı, batısında ise İlbeyoğlu Hamamı bulunuyor. Bu hamamlar 17. yüzyılda Osmanlı mimarisi ile yapılmışlar. Köprünün üzerine çıkıp etrafı kaplayan bembeyaz örtü ile akan suyu seyretmek ayrı bir keyif.

Tarihi Taş Köprü

Fethiye Cami: 19.yüzyıl sonlarında Ruslar tarafından Baltık Mimari tarzında kilise olarak inşa edilmiş. Kurtuluş Savaşı sonrasında ise camiye çevrilmiş.

Fethiye Cami

Rus Mimarisi Yapıları: Osmanlı-Rus Savaşı sonunda ( 1877 – 1878 ) başlayan ve  40 yıl süren Rus işgali sırasında şehrin bir çok yerine Baltık Mimari tarzında bir çok eser bırakmışlar. Defterdarlık Binası, Hekim Evi, Ticaret Odası, Sağlık Müdürlüğü, Eski Vali Konağı o dönemden kalan eserlere iyi birer örnekler. Şehrin sokaklarında gezerken konut olarak halen kullanılan binalarıda görebilirsiniz.

Rus Mimarisi Yapılar

Kafkas Cephesi Müzesi: Kazım Karabekir Paşa’nın Doğu Cephesinde nasıl bir kahramanlık sergilediğini hepimiz tarih kitaplarında okumuşuzdur. Ne büyük zorluklarla kazanılan bu zaferin anasına yapılmış olan müzeyi mutlaka görmenizi isterim. Müze binasında Rus döneminde kalma. Müzenin içinde dolaşırken içiniz ürperiyor.

Ayrıca Ruslar tarafından Kazım Karabekir Paşa’ya hediye edilen Beyaz Tren’de müzenin bahçesinde görülmeyi bekliyor.

Dilerseniz müze hakkında hazırladığım videoyu youtube kanalımdan izleyebilirsiniz.

Ani Harabeleri

Yüzyıllar boyunca birçok krallık ve imparatorluk tarafından yönetilen ve bir zamanlar bölgede önemli bir merkez olan Ani, bugün harabe bir hayalet şehir.

Aziz Gregor Kilisesi

Kars’a 45 km uzaklıktaki Ani şehri Bizanslılardan Osmanlılara birçok imparatorluğa tanıklık etmiş. Bir zamanlar onbinlerce kişinin yaşadığı bu şehir, Ermeni Bagratuni hanedanlığı döneminde önemli bir bölgesel güç ve kültür merkezi olmuş.

2016’da büyük uğraşlarla UNESCO’nun Dünya Mirası geçici listesine kendine yer bulmuş.

Bugün ise bir platonun tepesinde terk edilmiş bir harabeden ibaret. 90 yıldır kendi haline terk edilmiş yıkıntılar arasında yürürken duyulan tek sek Türkiye ile Ermenistan sınırını oluşturan derin vadide uğuldayan rüzgarın sesi olmaktan öteye gidemiyor.

Ani en 11.yüzyılda en görkemli dönemini yaşamış ve nüfusun 100 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Ani ‘’1001 Kiliseli Şehir’’ olarak anılıyor. Yapılan çalışmalarda 40 kilise, şapel ve anıt mezar tespit edilmiş.

Ani oldukça geniş bir plato üzerinde bulunuyor. Kendini çevreyen surları aştıktan sonra sizi uzun bir gezi bekliyor. İlk geziye başladığımızda sisten pek bir şey görmek mümkün olmuyordu ancak zaman ilerledikçe sis dağıldı ve manzara daha iyi görünür hale geldi.

Ani Katedrali

Ani’de görebileceğiniz en ihtişamlı yapı kırmızı taşlarıyla 1001 yılında yapılan Ani Katedrali. Görür görmez büyülüyor. Zamanın izleri her taraf dan görülebiliyor. Kiliseyi ayakta tutmak için büyük bir çaba olduğunu göreceksiniz.

Yine bölgede bulunan 10.yüzyıl sonrasında yapılmış Aziz Gregor Kilisesi. İçerisinde bir anıt tespit edilmiş ancak burasıda bir çok eser gibi yağmalanmış.

Türkiye-Ermenistan sınırında nöbet tutar gibi dikilen bir diğer kilise ise, 1215 yılında inşa edilmiş olan Surp Kirkor Kilisesi. Aradan onca zaman geçmiş olmasına rağmen içindeki fresklerle göz alıcı.

Bazılarına göre Anadolu’nun ilk cami olduğunu söylenen Ebul Manucehr Cami. Bütün görkemi ile uçurum kenarında duruyor. İçerisini girip pencerelerinde harika kareler çekebilirsiniz.

Ani Harabelerini gezmeniz yaklaşık 2 saat kadar zamanınızı alacaktır. Plan yaparken bunu göz önünde bulundurmanızı öneririm.

Çıldır Gölü

Ben gezimi Aralık ayı ortalarına doğru yaptığım için Çıldır Gölü henüz tamamıyla donmamıştı ama donmuş kısmında bile acayip eğlendirici vakit geçirdim.

Kars’a 90 km uzakta bulunan Çıldır Gölü’ne varmak yaklaşık 1,5 saat kadar sürüyor. Yolda araçı durdurup bir Çıldır tabalesinde foto çekinmesek olmazdı mesela 🙂

Çıldır Gölü Günbatımı

Çıldır Gölü Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük tatlı su gölü ve en büyük ikinci gölü. Göl, lava akıntısı ve molozlar tarafından oluşturulmuş doğal bir set gölü. Yöre halkının neredeyse tamamının geçim kaynağı.

Gölün donduğu kış aylarında neredeyse bir eğlence merkezi haline geliyor. Kızak ve jetski keyfi yaşanıyor. Biz göl üzerinde dans ettik. Arkadaşım moonwalker yaparken farkında olmadan buzun kırık yerinden ayağını göle sokmuş oldu 🙂 İtiraf ediyorum acayip güldüm ve eğlendim.

Bizim gittiğimiz zamandan mı kaynaklı bilmiyorum ama o rüzgarın keskin hali bizi acayip dondurdu. Fotoğraf çekmek için eldiveni çıkardığımda saniyeler içinde kırmızı bir el ortaya çıkıyor…

Balıkçılar buzu kırarak kışları havlanıyorlar. Bir buz tabakasının kırılması 2-3 saat alabiliyormuş. Gölden çıkan sazan balıklarını gölün etrafında bulunan restoranda yiyebilirsiniz. Bizim yediğimiz yeri önermeyeceğim çünkü fiyat konusunda kazıklandığımı düşünüyorum.

Çıldır Gölü’n de nasıl mı eğlendik Youtube videomu izleyebilirsiniz 🙂 Abone olmayı unutmazsanız sevirim 🙂

Boğatepe Köyü ( Zavod Köyü )

Köye vardığımızda neredeyse güneş yüzünü göstermekten vazgeçiyordu. Köyün bakkalında biraz vakit geçirdikten sonra köyde bulunan Peynir Müzesi’ni gezdik. Peynir yapımı dinledik.Gerçekten büyük emek var.

Bu köyü meşhur eden şeylerin başında köy halkının çalışkanlığı geliyor. Köyde 16 çeşit peynir üretiliyor ve dünyanın çeşitli yerlerine ihracat yapılıyor.

Peynir Müzesi

Hatta bu köyde gelen misafirlere her gün bir başka evde kahvaltı hazırlanıyor. Hem yöresel tatlara bakmak için ideal bir seçenek olacaktır. Tabi ki peynirde almayı unutmayın.

Kars’ta Ne Yenir Ne İçilir ?

Kaz eti yemek ve diğer yöresel tatları tatmak için benim önerim Pushkin Restoran olacaktır. Akşamlarıda Kafkas gösterileri yapılan bu restoranda yer bulmak zor olacağından mutlaka 1 gün önceden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Ne yemek gerek derseniz, Kaz Eti, Evelik Çorbası, Piti ve Hangeli tavsiye edebilirim. Hepsi birbirinden güzeller.

Craft Coffee: Şehir merkezinde Defterdarlık binasına oldukça yakın bir konumda olan bu kafenin içindeki salıncaklara hasta oldum 🙂 Akşam bir şeyler içip canlı müzik dinlemek isterseniz adres burası olabilir.

Taş Köprü Yöresel Kahvaltı Evi: Benim en sevdiğim öğün kesinlikle kahvaltı. Bu sevimli kahvaltı evinde yöresel tatları bulabilirsiniz. Buraya özgü olan ketelerin tadına bakmalısınız. Yerin sahibesi eşi Çetin Abi ile de sohbet etmek çok keyifliydi. Kahvaltı fiyatı 20 TL.

Nerede Konaklanır

Bütçenize göre oldukça fazla konaklama seçeceği bulabilirsiniz. Bütçe fazla değil diyorsanız önerim Öğretmenevi ya da DSİ misafirhanesi olacaktır. Fiyatlar 35-50 TL civarında.

Otel konforu isterim derseniz de Kars Konak Hotel olabilir. Fiyatlar 150-200 TL aralığında.

Ben Kars gezisini bitirip buradan ayrıldım. Tekrar olsa tekrar gidip gezmek isteyeceğim yerlerden biri kesinlikle. Bu kadar popüler olmasına şaşırmamak gerek. Kars’a gitmeyini dövsünler 🙂 şaka bir yana umarım bu güzel yerleri görme şansınız olur. 

Başka bir gezide görüşmek üzere.

Hosçakalın…

Merak edenler Doğu Ekspresi  yazıma göz atabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir