Özgürlükler Şehri – Amsterdam Gezi Notları

Özgürlükler Şehri Amsterdam 

Avrupa’da olupta bu kadar sıcak kanlı insanların bulunduğu bir ülke daha olmayabilir. Hareketli, eğlenceli ve sürekli festivallerin olduğu bir şehir. Yine olsa yine giderim dediğim bir şehir.   amsterdam

Kısaca şehrin tarihine bakarsak, 1200’lu yıllarda bir grup hollandalı balıkçı yola çıkıp bu bölgeye durdular. Bölgenin ne kadar sulak olduğunu görüp, hem tarım hem balıkçılık için uygun olduğuna karar vermişler. Burada bir köprü ve baraj inşa edip yerleşim yeri kurmaya karar vermişler. Balıkçılar Amstel Nehri’den kayıklarla gelip yerleştiklerinde işler sandıkları gibi gitmemiş. Kurulan baraj başarısız olup şehri su basmış. Uzun uğraşlardan sonra uygun düzeneği kurup barajı faaliyete geçirmişler.   amsterdam

Avrupa’nın gri kalanına Amstel Nehri üzerinden ulaşan ticaret mallarını vergiye bağlayıp para kazanma yolunu keşfettiler. Şehir 15. yüzyılda renkli ve hızlı geliştiği dönemdir. İspanyolların Antwerp’i alması ile birçok zengin Yahudi Amsterdam’a kaçmıştır. Bu kişilerin getirdikleri ekonomik canlılık ile başka ülkelere ticaret seferleri yapılmaya başlanmıştır.Bu hareketliliğin devamı olarak dünyanın ile çok uluslu şirketi Doğu Hindistan Şirketi kurulmuş ve şehir altın çağını yaşamaya başlamıştır. Bu dönemde şehirdeki kanal ve köprülerin çoğu inşa edilmiştir.

  1. Dünya Savaşı sırasında Almanlar Hollanda’nın kontrolünü eline geçirdi ve binlerce yahudiyi toplama kamplarına kapattılar.Kayıtlara göre Hollandalı 5 bin yahudi sağ kalabildi.

Amsterdam Hakkında Bilinmesi Gerekenler 

Dil : Ülkenin resmi dili Flemenkçe olup, halkın büyük çoğunluğu İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Vize : Türk vatandaşları için Schengen Vizesi gerekmektedir.

Para Birimi : Hollanda’da Avrupa Birliği’nin resmi para birimi olan Euro kullanmaktadır.

Saat Farkı : Hollanda, Türkiye saatine göre 1 saat geridedir. Türkiye’nin uygulamış olduğu yaz saati politikası nedeniyle bahar ve yaz döneminde bu şekilde. Sonbahar ve kış döneminde ise 2 saat kadar fark vardır.

Amsterdam’ a nasıl gidilir : İstanbul’dan Thy, Pegasus ve Atlas Global’in direk uçuşları ile gidebilirsiniz. Ülkenin kendi havayolu olan KLM ile de gidebilirsiniz. Uçuş yaklaşık olarak 3.5 saat sürmektedir. Ayırca çevre ülkelerden de trenle gelebilirsiniz. Tren biletleri için bu siteyi kullanabilirsiniz : Tıklayın

Gezi İçin Uygun Mevsim : Kışın giden bir arkadaşım kış döneminde epey soğuk olduğunu söylemişti. Kışın ayrı bir havası var mutlaka ki ve görsel olarakta farklı görüntüler sunacaktır. Kışın şehrin tadını çıkarmak zor olacaktır. Haziran ayında gitmiş olduğum için sıcak bir zamana denk geldim ama yağmurla karşılaşma olasılığınız çok yüksek. Gün içinde sıcaklık değişkenlik gösterebiliyor ya da akşamları bir hırka giyme gereği duyabiliyorsunuz.

Şehir İçi Ulaşım : Şehirde toplu ulaşım ağı oldukça yaygın. Ekonomik olsun derseniz. City Cardlardan alabilirsiniz. Bu kartlar 24 ( 59 Euro ), 48 (74 Euro ), 72 ve 96 saat olarak satılmaktadır. Almış olduğunuz süre boyunca bütün ulaşım ve müzelere ücretsiz girebilirsiniz. Bunun dışında Kanal turlarından indirimli faydalanabiliyorsunuz.

Şehre ayak basar basmaz sizi atmosferi alıp götürüyor başka diyarlara. Renkli ve farklı tarzda binaları, her yerinde bulunan kanalları ve araçlardan çok kendinizi bisikletlilerden korumanız gereken şehir. Hava güzelse insanlar kendini parklara atıyor. Her köşesi ayrı güzel ve ayrı renkli. Ben ne kadar da yazsam da herkesin yaşaması gerek. Bu şehir bir daha olsa bir daha gelirim dedirtecek kadar sevimli.

Konaklama : Konaklama olarak pahalı diyebileceğim bir şehir Amsterdam. Dam Meydanı’na yakın oldukça fazla seçenek var. Ben hayvanat bahçesi yakınında bir otelde kalmıştım. Meydana 20-25 dk yürüme mesafesinde. Gece otele dönerken yanlış metroya binip şehrin ters tarafına gittiğimizi ve o metronun son olması dolayısıyla ile taksiye binmek zorunda kalıp, 5 km yol için 20 EUR para verdiğimizi asla unutamacağım.

O zaman artık benim gözümden gezmeye başlayalım mı 🙂

Amsterdam’da Gezilecek Yerler

  1. Dam Meydanı

View this post on Instagram

Amsterdam#city#dam#happy#love

A post shared by Elifinatlasi (@elifhrr) on

 

Burası Amsterdam’ın kalbi. Her zaman canlı ve hareketli bir meydan. Sürekli bir hareketlilik söz konusu. Hal böyle oluncada kalabalıktan oturacak yer bulmak bir hayli zorlaşıyor. Turistlerin uğrak bir noktası. Meydanın yanı başında 1600’lü yıllarda belediye binası olarak kullanılan Kraliyet Sarayı  bulunmaktadır. 1808’de Kraliyet Sarayına dönüştürülen sarayın hemen yanında bulunan ve 15. yüzyıla ait gotik bir kilise olan Niewe Kerk ( Yeni Kilise ) taç giyme törenlerinin yapıldığı önemli bir yerdir.

Meydanın diğer köşesinde 22 metre yüksekliğinde bir Ulusal Anıt bulunmaktadır. İkinci Dünya Savaşın’dan sonra savaş kurbanlarını anmak için ve özgürlüğün sembolü olarak dikilmiştir.

2.   The Royal Palace

The Royal Palace

Dam Meydanındaki Kraliyet Sarayı,kralın şehre geldiği zamanlarda hizmet veriyor. Kraliyet Ailesi günümüzde farklı bir yerde ikamet etse de resmi törenler için hizmet vermektedir.1648 yılında 13600 adet kazık üzerine yapılan yapı, 1808 yılında Kral Louis Bonaparte tarafından Amsterdam Kraliyet Sarayı’na dönüştürülmüş. Yapımında Roma’daki kamu binalarından esinlenilmiş. İçi dışından ayrı bir güzellikte. Ziyaretçilere açık olan sarayın giriş ücreti 10 Euro dur.

3.   Nieuwe Kerk

Yine aynı meydanda yer alan diğer öenmli bir yapı Nieuwe Kerk diğer adıyla Yeni Kilise 1814 yılından beri Hollanda monarşisinin resmi taç giyme törenlerinin yapıldığı yerdir. Kilisenin en göze çarpan detayları 1649 yılında yapılan vaiz kürsüsüdür. Muhteşem Barok ahşap oymacılığı ile yapılmış figürler bulunmaktadır. Gidip görmeye değer kesinlikle.

4. Şehirde Bisikletle Gezin

Şehir en güzel tadını bisikletle çıkarabilirsiniz. O zaman tam olarak şehri yaşayabilirsiniz. Kendinizi bırakın ve gezerken havayı içinize çekin. En çok bisiklet kullanan ülke ünvanına sahip bir ülkede sizde bunu zevki yaşamadan dönmeyin. Bisiklet severler bilir Amsterdam Bisikleti diye bir tabir vardır. Tüm gün bisiklet kiralama 10-20 EUR arasında değişmektedir. Amsterdam’da bisiklet nerden kiralanır derseniz, sizin için bir kaç öneri  :

Yellowbike için Tıklayın

Macbike için Tıklayın

5.   Amsterdam Kanalları

UNESCO Dünya Mirasları Listesinde bulunan kanallar Amsterdamı en ikonik yerleri. 16 ve 18. yüzyıldan kalma 6750 civarında şahane mimariye sahip bina, 160 kanal ile birlikte 8 km lik bir alanda bulunan bu bölgeyi tekne turları ile gezmeniz mümkün. Gezerken birçok yapıyı panoramik olarak görme imkanınız olacaktır. Turlarda Türkçe dil seçenekleride bulunmaktadır. 1 saatlik kanal turu 16 Euro dur.

6.   Anne Frank Müzesi

Şehirde Prinsengracht kanalına bakan Anne Frank Evi, II. Dünya Savaşını tuttuğu günlüklerde anlatan bir Yahudi kıza adanmış. Dünyada Nazi soykırımı kurbanlarına adanan müze, 1942’ de Frankfurt’ta Nazilerden kaçan Yahudilerde Frank ve Van Pels aileleri, 25 ay boyunca bu binadaki gizli bir dairede saklanmışlar. Anne Frank burda saklandığı süre boyunca yaşadıklarını günlüğüne kaydetmiş. Savaşının bitmesinden 2 ay önce vefat etmiş. Günlüğü dünya çapında çok satan bir kitaba dönüştürülmüştür. Müze olarak ziyaretçilere açık olan ev, o dönemin izleri korunarak günümüze ulaşmıştır.

7.   Heineken Experience

Müze olarak kullanın Heineken Müzesi, ünlü bira firması olan Heineken ile çeşitli eğlenceli sunumlarla ziyaretçilerine farklı bir deneyim yaşatan interaktif bir müzedir. 1988’ e kadar Heineken’in genel merkezi olarak kullanılmıştır. Heineken’in tarihçesi ve bira yapımını gibi bilgileri sunmaktadır. Ziyaretçilerine ücretsiz bira ikramıda var 🙂

8.   Red Light District

Red Light District, çok sayıda bar, seks shop, striptiz klüpler ve coffee shopların bulunduğu şahsına münhasır bir yer. Turistlerin oldukça ilgisini çeken bir bölge. Gündüz sakin olan sokaklar havanın kararması ile hareketlenmeye başlıyor. Kırmızı lambalarda aydınlatılan bu cadde, bazı kişiler için oldukça cezbedici. Burası için ne düşünürseniz düşünün, sadece gerçekliğini anlamanız adına bile olsa, fahişeliğin açık bir şekilde sergilenişini görün. Amsterdam geçe hayatı buradan ibaret olmadığını unutmayın.

9.   Zaanse Schans ( Harikalar Diyarı )

Zaanse Schans / Amsterdam

Hollanda’nın en turistlik kasabalarından biri ve yel değirmenleri ile ünlü Zaanse Schans, Zaanse Schans , koruma altına alınmış 13 adet yel değirmeni ve 1960 yılında buraya taşınan 35 adet tarihi evden oluşan benim için harikalar diyarı olan yer..

Buraya Amsterdam Centraal Station’dan tren yada otobüsle ulaşmanız mümkün. Tren istasyonu kasabanın dışında olduğu için indikten sonra 20 dakika yürünmesi gerekiyor. Biz otübüsle 40 dakika süren ama hemen merkezde indiğimiz için yürümemize gerek kalmadı.

Bu bölge zamanında elektrik üretmek için değilde Hollandan’nın en büyük problemi olan denizle savaşmak adına kullanılmışlar. Günümüzde kimisi boya üretiminde, kimisi yağ fabrikası olarak kullanılan bir değirmeni ücret karşılığında gezebilirsiniz.

tabiki Hollanda denince akıla birde peynir gelir. Burda minik bir peynir fabrikası var. Yöresel kıyafetleri ile sizlere peynir yapımını anlatıldığı ve satın alabileceğiniz bir yer var.

Birçok yerde sıcak çikolata satılmakta, ben içmeden yapamadım.

Burada gezerken Elif Harikalar Diyarında diye geçti içimden. Amsterdama gelipte burayı es geçmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Amsterdam’da yapılacaklar listesi yapmam gerekirse ;

  • Nisan ayında Keukenhof Flower Fields lale tarlalarına gidin.
  • Gouda Peyniri alın ( şehirde o çok peynir dükkanları var ki acıktıkça tester olarak sunulunan peynirin tadına baktım ).
  • Coffee Shoplarda kahve için.
  • Vondelpark’ta çimlere uzanın.
  • Çiçek Pazarını gezin.
  • Heineken Experince’ te biri yapımını izleyin.
  • Kanal turu yapın ve tabiki fotoğraf çekmeyi atlamayın.
  • Vaktiniz varsa Giethoorn köyüne gidin.
Beni Takip Edin
20

4 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*