Elif'in Atlası

Yaşa, Seyahat Et, Maceraya Atıl, Şükret ve Asla Pişman Olma

Masal Şehri Luzern Gezilecek Yerler

Masal Şehri Luzern Gezilecek Yerler

İsviçre‘nin  her köşesinde sürprizler bulunuyor desem yeridir. Mesela 4 ayrı kantona sınır oluşturduğu için Le Lac des Quatre Cantons (Dört Kanton Gölü) adını verdikleri Luzern Gölü ve gölün kıyısındaki Luzern şehri gibi. Çünkü Luzern hem Orta Çağ’ı yaşamak, hem sanatsal etkinlikleri izlemek, hem de göl kıyısında tatil yapmak için olağanüstü güzel bir yer. Burası insanı kusursuz bir pastoral tablonan içine çeken,  Alpler‘i heyecanla keşfedebileceğiniz bir şehir.

Kuruluşu 1178 yılına dayanan Luzern önceleri bir balıkçı kasabasıyken zamanla bir ticaret şehri haline gelmiş. İsviçrelilerin Gururlu Şehir adını verdiği kent, günümüzde kış aylarında kayak turizminin, yaz aylarında ise sanatsal etkinliklerle dolu bir şehir haline gelmiş. Gelin yavaştan Luzern Gezilecek Yerler yazıma giriş yapalım:

Luzern Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Luzern Gezilecek Yerler

Dil : İsviçre’de 4 tane resmi dili bulunuyor. Bunlardan en bilineni ve yaygın olanı Almanca. Almancayı nüfusun neredeyse %63 lik bölümünü konuşuyor. Almancadan sonra Fransızca, İtalyanca ve Romanşca dilleri geliyor.  Romanşcayı ülkenin güneydoğundaki Graubünden kantonunda konuşulmakta. Luzern’de ağırlık olarak Almanca konuşuluyor. Kafe ve restoranlarda İngilizce genel olarak biliniyor.

Vize : Türk vatandaşları için Schengen Vizesi gerekmektedir.

Para Birimi : İsviçre, sanılanın aksine Avrupa Birliği üyesi değil. Uluslararası ilişkilerde tarafsızlık politikası uygulayan ülke, Avrupa Birliği üyelik kurallarının bir çoğunu benimsemiş olmasına rağmen üyesi olmamış. İsviçre’de para birimi euro değil, İsviçre frangı‘dır. (29 Nisan 2020 1 İsviçre frangı = 7,12 Türk Lirası)

Saat Farkı : Luzern, Türkiye saatine göre 1 saat geridedir. Türkiye’nin uygulamış olduğu yaz saati politikası nedeniyle bahar ve yaz döneminde bu şekilde. Sonbahar ve kış döneminde ise 2 saat kadar fark oluyor.

Luzern’e Nasıl Gidilir?

Luzern’e Nasıl Gidilir?

Luzern’e Türkiye’den direk uçak seferi bulunmuyor. Aktarmalı uçuşlarla gelebileceğiniz gibi Basel yada Zürih gibi şehirlerden uçakla gelip, otobüs yada tren ile Luzern’e geçebilirsiniz. Yolculuk 50 dakika kadar sürüyor.

İsviçre’de kalacağınız zaman boyunca  SBB Mobile isimli İsviçre Demiryolları uygulamasını indirebilir ve bu app üzerinden gideceğiniz rotaların saatleri, ücretleri ve peronları hakkında bilgi alabilirsiniz. Zürih’ten tren ile Luzern’e ulaşım sağladığım için tavsiyem size bu olacaktır.

Avrupa’da oldukça yaygın kullanılan ve bir çok şehire ulaşım imkanı sağlayan Flixbus hakkında merak ettiklerinizi buradan öğrenebilirsiniz.

Luzern’e Ne Zaman Gidilir?

Meşhur Alp Dağları İsviçre’nin önemli ölçüde yüzölçümü kapladığını coğrafya derslerimizden hepimiz hatırlarız. Bu durum tabi ki ülkenin iklimi konusunda epey bir rol belirleyici. Luzern’de o meşhur Alp Dağları’nın eteklerinde bulunuyor. Kışın oldukça soğuk Luzern’de yazında bol yağış alıyor. En sıcak aylar olan Haziran, Temmuz, Ağustos’ta bile hava sıcaklığı 18-20 derece civarlarında seyrediyor. Bu durumda en uygun zaman haziran, temmuz ve ağustos ayları.

Luzern’e Ne Kadar Zaman Ayırmak Gerekir

Ben planımı bir günlük olarak yaptığım için sabah gelip akşam Zurih’e geri dönebilecek şekilde kendimi ayarlamıştım. Ayıracak çok vaktim fazlaca param var diyorsanız şehri tam anlamıyla gezmek için 2 gün kalmanızı önerebilirim.

Gezmeye belkide Zurih’ten başlayacaksanız işte size Zurih gezilecek yerler yazım 🙂

Luzern Şehiriçi Ulaşım

Luzern Old Town

Luzern İsviçre’nin küçük bir şehri. Şehri yürüyerek çok rahat gezebilirsiniz. Şehir içi otobüsler Luzern halkı için en iyi ulaşım aracı.Taksi ve bisiklet de diğer alternatifler olabilir. Yinede yürümekten vazgeçmeyin 🙂

Luzern Konaklama

Luzern gezilecek yerler yazımın gelelim konaklama bölümüne; oldukça fazla sayıda konaklama alternatifini bulabilirsiniz. Luzern’de konaklama için en iyi bölgeler Old Town, Littau, Kriens, Horw ve Meggen bölgeleridir. Bu bölgeler şehir merkezine yakın mesafede bulundukları için rahatlıkla restoran ve cafelerin olduğu bölgelere ulaşabilirsiniz. Geldik en çok beklene yere Luzern Gezilecek Yerler :

Luzern Gezilecek Yerler

Luzern, küçük ama içi dolu turşucuk gibi bir şehir. Gezmek içinde oldukça fazla alternatif içeriyor. Ahşap Chapelle Köprüsü, 14 ve 17.yüzyıl tarihli Rahip Meclisi Binası, B. Thorwaldsen’in taslağına dayanılarak yapılan Luzern Aslanı Anıtı, Güzel Sanatlar Müzesi, demiryolu ulaşımındaki gelişmeyi gösteren Ulaştırma Müzesi ve Glaciers Bahçesi şehirdeki en ilgi çekici mekânlardan.

Göl kıyısında yer alan büyük bir turistik merkez olan Luzern ve Alp Dağları’na giden birçok yolun çıkış yolunun kesişim yer. Luzern’nin masmavi gölünde mutlaka bir tur atmanız geri dönmemek gerek!

1. Ahşap Chapelle Köprüsü

Ahşap Chapelle Köprüsü

Orta Çağ dönemine ait Şapel Köprüsü (Chapel Bridge), Luzern fotoğraflarında en çok görülen simge yapısı. Bir 14. yüzyıl yapısı olan köprü 1993’te çıkan yangında kül olana kadar Avrupa’nın en eski köprüsü ünvanını elinde bulunduruyormuş. Köprünün tekrar inşası için ise hiç vakit kaybetmeden ve muhteşem bir kopyası yapılmış. St. Peter Şapeli’nden ismini alan ve Reuss Nehri’ni diyagonal kesen köprü aynı zamanda Kapellbrücke olarak da biliniyor.

2. Eski Şehir Merkezi (Old Town)

Luzern Old Town

Avrupa’nın diğer şehirleriyle kıyaslandığında hayli küçük olan Luzern’in Eski Şehir Merkezi Aldstadt, bunu avantaja çevirmiş. Reuss Nehri’nin sağ kıyısında yer alan Aldstadt, 14.yüzyıla ait Şapel Köprüsü ile Luzern’in en çok ziyaret edilen turistik bölgesi olma özelliğine sahip. Şehir duvarlarıyla çevrili merkez, taş sokakları, çeşmeleri ve meydanlarıyla harika şekilde korunmuş. Şehir merkezini gezerken bina duvarlarında göreceğiniz murallar sizi İsviçre’nin en güzel şehirlerinden birindeymiş gibi hissettirecek.

3. Pilatus Dağı

Pilatus Dağı – Altın Tur

Luzern’in bir diğer sembolü olan masif Pilatus Dağı, Luzern Gölü’ne bakan birkaç tepeden oluşuyor. Pilatus’un en yüksek tepesi Tomlinson ise, deniz seviyesinden 2,128 m yükseklikte yer alıyor. Yalnızca dağa ulaşmanın bile kendi başına bir macera olduğu Pilatus için ziyaretçiler sadece mayıs-kasım ayları arasında çalışan çarklı trenle, dünyanın en dik demiryolunu tırmanıyorlar. Yılın her dönemi çalışan teleferiklerin bulunduğu Pilatus Dağı’na yazın gelirseniz mutlaka ‘Altın Tur’ yapın. Zira tur içerisinde hem göl gezisi hem de dağ tırmanışı var!

Alplerin bir uzantısı olan bu dağa çıkmak efsane olurdu mutlaka ki ama sıraya girip görevinin tren biletine 115 Frank demesi ile benim sıradan çıkmam arasında sadece saniyeler vardı 🙁

4. Rigi Dağı

Rigi Dağı

Luzern Gölü, dağlarla çevrili olsa da hiçbiri Rigi Dağı kadar güzel değil. ‘Dağların Kraliçesi’ olarak da bilinen ve dünya kabuğunun ilk oluştuğu dönemlere ait olduğu düşünülen Rigi Dağı, ziyaretçiler için olağanüstü güzelliğini havanın açık olduğu günlerde anlamak mümkü oluyor. Rigi Dağı’nı eşsiz yapan bir diğer özellik de Luzern, Zug ve Lauerz olmak üzere, 3 farklı gölün üzerinde oturuyor oluşu. Çarklı bir tren ile ulaşmanın mümkün olduğu 1797 metre yükseklikteki tepeye, teleferikle de çıkılabiliyor. Rigi Dağı, yazları yürüyüş, kışın da kış sporları için son derece uygun bir destinasyon.

5. Luzern Gölü

Luzern Gölü

Ülkenin en büyük 4. gölü olan ve ziyaretçilerine muhteşem dağların kıyılara uzandığı harika bir manzara vadeden Luzern Gölü’nü görmek için A2 otoyolu üzerinden araçla veya Luzern’den buharlı gemi ile kasabalar arası seyahat edebilirsiniz. Güneşli yaz günleri ve kış gecelerinde, özellikle de Noel zamanı yanıp sönen ışıklarıyla inanılmaz bir güzelliğe bürünen Luzern Gölü’nün etrafını gezmek için kondisyonuna güveniyorsanız bisiklet kiralayabilir veya 34 km uzunluktaki yürüyüş parkurunu tamamlamak mümkün.

6. Hofkirche

Hofkirche

Leodegar Kilisesi olarak da bilinen Hofkirche, Luzern’in en önemli katedrali. 8.yüzyılda Benedict Manastırı olarak hizmetine başlayan yapının orijinal kilise binası 1633’teki yangında yok olmuş. Yalnızca birkaç dini eşya, kuleler ve St. Mary Sunağı sağlam kalabilmiş. Günümüzde ise, güzel tasarlanmış heykeller yeni yapılan kilisenin iç tasarımına güzel hava katmış. Oturma yerlerinin süslü ve sade şeklinde ayrılmış olması da zengin ve fakirin ayrı ayrı ibadet ettiğinin bir göstergesi gibi. Hofkirche, tüm İsviçre’nin en önemli Rönesans dönemi kilisesi.

7. Luzern Aslanı

Luzern Aslanı

Luzern Aslanı, Fransız Devrimi zamanında kraliyet ailesini korumaya çalışan İsviçreli askerler adına yapılan anlamlı bir eser. Luzern’in doğusunda kum taşından yapılan ve ölmekte olan bir aslanın tasvir edildiği eser için Amerikalı meşhur yazar Mark Twain “dünyada gördüğüm en acıklı ve sürükleyici hikâyeye sahip taş parçası” demiş. Luzern Aslanı, 800’den fazla İsviçreli askerin Kral 16. Louis’i korumaya çalışırken ölmesini konu alıyor. Daha sonrasında yakalanan Kral Louis ise Fransız hapishanesinde ölmüştü. Bu katliamdan sadece 100 kadar asker kaçabilmiş.

Aslanın bulunduğu havuzada turist dilek amaçlı bozuk para atıyorlar, tabi bende bundan eksik kalmadım ama dileğimi diledim 🙂

8. İsviçre Ulaşım Müzesi

İsviçre’nin en popüler müzesi olan Ulaşım Müzesi, kara ulaşımından uzay ulaşımına kadar çok geniş bir perspektife sahip. 1959’da yapılan müze trenlere, lokomotiflere, motorlu taşıtlara gemilere ve uçaklara ait özel sergilere sahip. Avrupa ve Amerika ortak yapımıyla fırlatılan EURECA uydusu da yine sergilenen eserler arasında. Yalnızca ulaşım ile kalmayan müzede bir planetaryum ve Luzernli meşhur ressam Hans Emi’nin çok büyük bir koleksiyonu da yer alıyor. Çikolata severlerin çok mutlu olacağı bir Çikolata Macerası bölümü de İsviçre Ulaşım Müzesi’nde!

9. Musegg Duvarı

Musegg Duvarı

Musegg Duvarı, ziyaretçilere hem Luzern’in panoramik görüntüsünü hem de tarihini aynı anda görmeyi sağlayan muhteşem bir yer. Duvar 13.yüzyılda yapılan ve Luzern’in savunmasında çok önemli bir yere sahipti. Günümüzde de halen olduğu gibi duruyor olmasına rağmen 9 kulesinden sadece birkaçına giriş izni verilebiliyor. En ünlü kulesi olan Zyt, içerisinde Luzern’in en eski saatini barındırıyor. 1536’ya ait bu saat şehirdeki diğer saatler çalmaya başlamadan bir dakika önce çalmaya başlıyor. Üzerinden manzara ise tek kelimeyle nefes kesici.

Zaman var birde Bern’i gezemeyim diyenlere işte Bern gezilecek yerler.

Luzern, İsviçre’nin en çok akla gelen Zurih ve Basel şehirleri gibi olmasada oldukça fazla turist çekiyor.  Gezilecek pek çok yeri bulunan Luzern, muhteşem bir doğanın kalbinde, bir yanda nehir, diğer yanda göl, öbür yanda dağlarla çevrili, tarih, sanat ve mimari zenginliği ile aynı anda bir çok şeyi vaadediyor.

elifinatlasi

Merhabalar, ben kim miyim? Hayallerinin peşinden koşan, dünyada ayak basmadik yer bırakmak istemeyen, aldığı maaşı uçak biletlerine yatıran, bulduğu her fırsatta kendini yollarda bulan, gülümsemesi hiç eksik olmayan, minyon, çıtı pıtı bir hatun kişiyim :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir